Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
‘Küçük Dünya’larımız…
Emine Işınsu sadece adını zikrettiğimiz dergilerde değil “Kadın”, “Hisar”, Türk Edeiyatı” dergileri ile “Yeni İstanbul” ve “Sabah” gazetesinde kaleme aldığı yazılarla da çok okunan yazarlar arasında yer aldı.
“Küçük Dünya” isimli ödüllü ilk romanı sanat çevrelerinde de ilgi çekti ve ünlü yönetmen Osman Sınav tarafından televizyon dizisi olarak çekildi. Yayınlandığında TRT’nin en çok sevilen dizileri arasına girdi.
Emine Işınsu, kendini ‘yerli’ ve ‘milli’ gören bir yazardı. 1970’li yılların tozlu-topraklı günlerinde, toplumun üçe bölündüğü dönemlerde özellikle gençliğe sabır ve hikmet aşısı zerketmesi dolayısıyla kıymetlidir. Herkesin sokaklara çıkıp ötekine zarar vermek için kıyasıya yarıştığı bir dönemde o gençlere kendi kodlarına dönmesi konusunda uyarılarda bulundu. Özellikle “Sancı” romanı bu anlamda büyük bir görev üstlenmiştir. “Azap Toprakları”, “Ak Topraklar” (Türk Edebiyatı Cemiyeti Malazgirt Roman Armağanı, 1971) da öyle…
Onun derdi sadece ideolojik kamplara bölünmüş olan fertlerle ilgilenmek değildi. Bu ayrışmayı körükleyen -hatta başat rol üstlenen- aydınlarla açık ve gizli mücadele ediyordu. TRT’nin, “aydınlarla alay edildiği” gerekçesiyle “Atlı Karınca” isimli eserine sansür getirmesinin sebebi de bu idi.
Ödüllü eserler
“Bir Yürek Satıldı” (1967, bu eseriyle TRT Radyo Oyunları Yarışması Dram Dalı Birinciliği, 1969 kazandı), “Bir Milyon İğne” (1967) ve “Adsız Kahramanlar” (1975) oyunları da en az romanları kadar dikkat çekti. “Bir Yürek Satıldı” eseri aynı zamanda TRT’de radyofonik oyun olarak yayınlandı ve “Küçük Dünya” gibi televizyon dizisi oldu (1988).
Emine Işınsu’nun mutlaka okunması gereken romanları arasında yer alan “Cambaz”, Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü’ne (1982) uzandı.
Yazar, başka eserleriyle başkaca ödüllere de uzanmıştır…
Merak edenler için bir not düşmekte fayda var: Emine Işınsu Öksüz için 20 Aralık 2003’te düzenlenen “Emine Işınsu’yla 65 Yıl-Roman ve Fikir” başlıklı sempozyum ile Ihlamur Dergisi’nin çıkardığı “Emine Işınsu Armağanı” isimli kitap, kıymeti bilinmemiş veya dar bir çevrede takdir görmüş yazarımızı bütün yönleriyle ele alan iki önemli arşiv faaliyetidir.
Emine Işınsu, ODTÜ yıllarında tanıştığı İskender Öksüz ile evlendikten sonra da yazmayı sürdürdü. Öyle ki, bu mutlu evlilik onlara 3 evlat bağışladı. Bu üç eseri de aldıkları eğitim ve terbiye ile yetiştirdiler. Öksüz çifti, Türkiye’nin yakın tarihinin aynası gibi. Aynı kavgalarda bulundular, aynı olaylara öfkelendiler, aynı şekilde sevinip üzüldüler. Fakat garip bir durum var: Emine Işınsu, bugün tiraj rekorları kıran popüler yazarların bir kısmı gibi yapsaydı, konuşsaydı ve davransaydı bugün daha farklı bir konumda olabilirdi. İddia ile belirtmek isteriz ki, bugün yazdıklarını roman diyerek piyasaya süren birçok yazarın toplam kalitesinden daha yüksek seviyede eserler vermiştir. Fakat buna rağmen az tanınıyor, biliniyor olması yürek dağlayıcıdır.
Tasavvufa yöneldi
Prof. Dr. Gürsel Aytaç, Emine Işınsu’nu en iyi anlayan isimler arasındadır. Onun “Cambaz” isimli eseriyle ilgili kaleme aldığı şu notlar önemlidir:
“1970’lerin Türkiye’si, çalkantılı, huzursuz ve çok karmaşık görünümüyle romancılar için herhalde özellikle verimli bir konu kaynağıdır. O yılların siyasal panoramasını insanların özel hayatlarında odaklandırarak yansıtmayı deneyen bir dizi roman ve hikâye yayımlandı. Bir edebiyat tarihçisi için bunların arasında bulunan Emine Işınsu’nun ‘Canbaz’ı, Füruzan’ın ‘47’liler’i ile bir arada anılacak bir roman. Ayni konuyu (öğrenci hareketleri, 1970’lerin siyasal bunalımı) karşıt açılardan işleyen bu iki romanı karşılaştırmalı bir incelemeden geçirmek, edebiyat bilimcileri için ilginç bir araştırma olabilir. (…)”
Milli duyguları kaleme aldığı eserleriyle gönüllerde taht kuran, son dönemlerinde tasavvufi derinliği olan (Yunus Emre, Niyazi Mısra, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli) kitaplar kaleme alan Emine Işınsu Öksüz, 17 Mayıs 1938 tarihinde dünyaya gelmişti. Yine bir bahar ayında, hem de aynı ayda, 5 Mayıs 2021 tarihinde ebedi aleme göç etti. Çok sevdiği Hacı Bayram Camii’ndeki cenaze namazının ardından Ankara Gölbaşı’nda ebediyete uğurlandı.
BUGÜNDEN YARINA KALACAK
“Bugünkü edebiyatımızda bir Işınsu vâkıası vardır. Günümüzdeki Türk romanını, onun ismini anmadan değerlendirmek mümkün değildir. Bugünden yarına kalacak birkaç isimden bir de şüphesiz Emine Işınsu’dur. (…) Küçük Dünya’dan itibaren devamlı bir gelişme gösteren Işınsu, bilhassa roman tekniği ve tipleştirme açılarından günümüz romanında ilk isim sayılmak gerekir. Roman tekniği, belki bir başka ifade ile kompozisyon, Işınsu’da mükemmeldir. Olaylar kusursuz bir şekilde sıralanır ve sonuca ulaştırılır. Işınsu bir gerilim romancısıdır ve okuyucunun merak duygusunu elinde tutar. Kronolojinin dışına çıkış, bilhassa Cambaz’da tatbik edilen geriye dönüş tekniği gerilimi aksatmaz, bilâkis daha canlı hâle getirir. Işınsu’nun tipleri, roman yapraklarında sayfa sayfa canlanır. Roman ilerledikçe; ruh yapıları, davranışları ve konuşmalarıyla âdeta öteden beri tanıdığımız canlı insanlarla kendinizi yan yana bulursunuz.” (Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun)
ESERLERİ
Roman
Küçük Dünya (1966)
Azap Toprakları (1970)
Ak Topraklar (1971)
Tutsak (1973)
Sancı (1974)
Çiçekler Büyür (1978)
Cambaz (1982)
Kaf Dağı’nın Ardında (1988)
Alpaslan (1990)
Atlı Karınca (1990)
Cumhuriyet Türküsü (1993)
Nisan Yağmuru (1997)
Havva (1999)
Bir Ben Vardır Bende
Benden İçeri (2003)
Bukağı (2004)
Hacı Bayram (2005)
Hacı Bektaş Veli (2008)
Hacı Bayram (2005)
Bir Aile (2013)
Şiir
İki Nokta (1965)
Oyun
Bir Yürek Satıldı (1967)
Bir Milyon İğne (1967)
Ne Mutlu Türküm Diyene (1969)
Adsız Kahramanlar (1975)
Diğer Eserleri
Bir Gece Yıldızlarla (Hikâyeler- 1991)
Dost Diye Diye (Deneme-1995)
Kendimden Kendime (Monografi, 2020)
Yorum Yaz