İstanbul'a yazılan şiirler bestelere dönüştü

MÜZİK

Esenler Belediyesi, Halkbank ve İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı iş birliğiyle düzenlenen İstanbul Şiirleri Beste Yarışması, İstanbul'un kültürel hafızasını Türk musikisinin zenginliğiyle buluşturdu. Şehrin şiirlerden süzülen ruhunu bestelerle geleceğe taşıyan yarışma, Türk müziği repertuvarına yeni eserler kazandırdı.

Tarih boyunca herkesin aklına, gönlüne düşmüştür İstanbul. Ne dizeler, şarkılar, hikayeler, masallar yazılmıştır. Yazılanlar kadar yazılmayanlar, bize ulaşmayanlar da vardır. Kim bilir? Ama dünya var oldukça İstanbul ilham olmaya devam edecek. Ona dair şiirler, şarkılar, hikayeler yazılacak. İstanbul aşıkları birbirini bulacak. Bu şehre olan bağlılıkları, sevgileri anlatılacak. Esenler Belediyesi’nin Halkbank sponsorluğunda düzenlemiş olduğu İstanbul Şiirleri Beste Yarışması da o tarihe katkı sunacak işlerden biri. İstanbul şiirlerinin Türk müziği formunda bestelenmesi amacını taşıyan yarışma, kültürel birikimimizin gelecek nesillere aktarılmasına imkân tanıdı.

Beste yarışmasının jüri başkanlığını Prof. Dr. Ayşegül Kostak Toksoy üstlendi. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı öğretim üyeleri Prof. Dr. Göknil Bişak Özdemir, Prof. Dr. Sinem Özdemir Göçeri,  bestekâr Amir Ateş, kanun sanatçısı ve bestekâr Göksel Baktagir, Türk müziği ve tanbur sanatçısı Özer Özel, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Koro şefi Mehmet Güntekin ile halk müziği sanatçısı Orhan Hakalmaz jüri üyeleri olarak yer aldı.

Mayıs ayında gerçekleştirilen ödül töreninde; birinciliği “Sevda” rumuzlu eseriyle Murat Demirhan, ikinciliği “Laale” rumuzlu eseriyle Bahadır Sevik, üçüncülüğü “Gülhan” rumuzlu eseriyle Cengizhan Sönmez ve dördüncülüğü ise “Berza” rumuzlu eseriyle Temel Savaş Özkök elde etti. Yarışma kapsamında birinci 300 bin TL, ikinci 250 bin TL, üçüncü 200 bin TL ve dördüncü ise 150 bin TL para ödülünün sahibi oldu. Ayrıca, her biri 100 bin TL olmak üzere altı kişi de mansiyon ödülüne layık görüldü. Yarışmayı kazanan eserleri ödül töreninde ses sanatçıları Alp Arslan, Gülşah Sönmez, İbrahim Suat Erbay ve Yaprak Sayar seslendirdi.

İstanbul Şiirleri Beste Yarışması’nın jürisinde yer alan; Prof. Dr. Ayşegül Kostak Toksoy, Amir Ateş, Göksel Baktagir ve  Orhan Hakalmaz’a yarışmanın anlamını, önemini ve eserleri değerlendirirken hangi noktalara dikkat ettiğini sorduk.

Eserlerde orjinalliği önemsedik

Amir Ateş (Sanatçı): İstanbul; kültürümüzle, tarihimizle, geçmişimizle iftihar edebileceğimiz bir il. Bu ilimiz için Esenler Belediyesi’nin tertiplemiş olduğu İstanbul Şiirleri Beste Yarışması yapıldı, biz de jüri olarak yer aldık. Çok güzel eserler seçildi. Seçilen eserlerin ileride musikimizin en özel eserleri arasında yer alacağından eminim. Belediyemizin bu tarz etkinliklere vermiş olduğu önemi ve değeri takdirle karşılıyorum. Zira İstanbulumuzun pek çok ilçesi var. Ama Esenler bu ilçeler arasında bir farklılık gösteriyor. Güzelliğe güzellik katmak için yarışıyor. Yarışmaya başvuran eserleri değerlendirirken makamlara, formlara ve değişik makamlarda bestelenmiş eserlere yer vermeyi daha uygun bulduk. Yarışmaya başvuran besteleri söz ve melodinin birbirine imtizaç etmesine, eserlerde orjinallik, benzerlik olmasına göre değerlendirdik. İstanbul’u nasıl anlattığına yani sözlerine; müziğin de sözlerin de akılda kalıcılığına bakarak değerlendirmemi yaptığımı söyleyebilirim. 

 Besteleri seçerken adil olmaya çalıştık

Orhan Hakalmaz (Sanatçı): İstanbul Şiirleri Beste Yarışması çok önemli bir proje. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, TRT’nin yapması gereken bir proje bu. Besteleri seçerken adil olmaya çalıştık. İnce eledik sıkı dokuduk, desek yanlış olmaz. Bu işin meşakkatli yollarını bilen, her kademesinde yer alan insanlar olarak gelen eserleri değerlendirdik. Usta işi, emek sarf edilmiş eserlerin başvurduğunu söyleyebilirim. Bu eserlerin ileride musikimize katkısı olacaktır. Eserleri değerlendirirken başvuranların isimlerini bilmeyerek rumuzlarıyla değerlendirdik. İstanbul’a dair şarkılar yazmak isteyenler ilk önce İstanbul’u bir gezsinler, benimsesinler. Zorlamasınlar kendilerini. Önce bir İstanbul’a aşık olsunlar sonrasında aşklarını dile dökebilirler.  Her türlü şeyde olduğu gibi de şarkıda, türküde, musikide yaşanmışlık çok önemli.

Bestelerin İstanbul’u nasıl  anlattığına dikkat ettik

Ayşegül Kostak Toksoy (Akademisyen): Türk müziği repertuvarının günümüz anlayışıyla  yetişmiş, bilinçlenmiş besteciler tarafından  daha da zenginleştirilmesi adına İstanbul Şiirleri Beste Yarışması’nın çok iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Repertuvarımıza katkı sunabilecek önemli eserler ortaya çıktı. Esenler Belediyesi’nin ev sahipliği yapıyor olması da kıymetli ve değerli bir katkı. Eserlerdeki makam kullanımına, melodi orjinalitesine, güftenin nasıl oluşturulduğuna dikkat ettik. İstanbul’u nasıl anlattıklarının üzerinde durduk. Eserleri değerlendirirken zorlandığımızı belirtmeliyim. Birbirinden değerli eserlere de şahitlik etmiş olduk.   

Önemli bir sorumluluğu üstlendik

Göksel Baktagir (Sanatçı): Güçlü bir jüri ekibiyle birlikte, hassasiyetle değerlendirmelerimizi yaptık. Konu İstanbul olunca, biliyorsunuz İstanbul dünyanın gözbebeği ve medeniyetler şehri. Elbette bizlerede hep ilham olan bu özel şehrin müziğini, sözlerini oluşturan besteleri seçmek önemli bir sorumluluktu. Mevcut beslenen eserler arasında olabildiğince titizlikle en iyilerini seçmeye gayret gösterdik. Kazanan bestecilerimizi, şairlerimizi de gönülden kutluıyoruz. Türk musikisi çeşitli formlarla yüklü bir müzik. Gelen eserler arasında oldukça tavır ve üslup olarak klasik değerde eserlerde vardı, tango formunda da türk halk müziği formunda da eserlerde vardı.

İstanbul şarkılarını ve türkülerini 21. yüzyıla taşımak istiyoruz

 M.Tevfik Göksu (Esenler Belediye Başkanı) : Necip Fazıl’ın ifadesiyle Hz. Peygamber (s.a.v.)’in övgüsüne mazhar olmuş, bir çağı açıp bir çağı kapatmış, yer üstü kadar yer altı zenginlikleriyle de dikkat çeken nadide bir şehirden söz ediyoruz. Dünyada ortasından deniz geçen tek şehir olan İstanbul üzerine şiirler yazmak ve besteler yapmak son derece kıymetlidir. Mekke ve Medine vahyin ruhunu, Kudüs tarihin ruhunu yansıtırken, İstanbul da estetiğin ruhunu yansıtır. İstanbul’u okumak aslında insanlığı okumaktı. Biz bu şehrin sadece üzerinde değil, içinde yaşamak; onun hikâyesini anlayarak insanlığın unuttuğu merhameti, mutluluğu ve saadeti yeniden keşfetmek istiyoruz. Bu şehri anlamaya çalışsak, insanlığın yeryüzünde kaybettiği değerlerin kapılarını yeniden İstanbul’dan açabiliriz. Biz belediyeciliği insanın ihyası olarak gören bir anlayışa mensubuz. Neslin ihyası kültürle, sanatla ve ruha dokunmakla mümkündür. Mekânı herkes inşa edebilir ancak kültür ve sanat emek ister. Biz bu emek ve gayreti aşk, heyecan ve sevgiyle birleştirerek İstanbul şarkılarını ve türkülerini 21. yüzyıla taşımak istiyoruz. Dünyanın savaşlar ve kanla anıldığı bir dönemde, bu kadim şehrin müzikle ve İstanbul’la anılmasını arzu ediyoruz.

 

 

 

 

Rabia BULUT
Rabia BULUT

Editör ve sinema yazarı. Lisans eğitimini Üsküdar Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde tamamladı. Aynı üniversitede Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yaptı. “Sinemada Aşk ve Zaman: Sevmek ...

Yorum Yaz