Türk Müziğinin Altın Sesi Yıldırım Gürses

MÜZİK

Yazan: Kenan Bölükbaş

Yıldırım Gürses, 21 Ocak 1938’de Bursa’da dünyaya geldi. Ziraat Bankası memuru Ahmet Nasuhi Bey ile ev hanımı Müeyyet Cevriye Hanım’ın oğludur. Adını, doğumundan önce rüyasında Sultan Yıldırım Bayezid Han’ı gören annesi Müeyyet Cevriye Hanım koymuştur. Sanatçının dedesi İsmail Hakkı Bey’in olağanüstü güzel bir sese sahip olduğu, bayram ve diğer özel günlerde Sultan Abdülhamid Han’ın göndermiş olduğu beyaz ata binerek saraya gittiği, orada ezan okuduğu söylenir. Bir dönem sesinin güzelliği ile Bursalıların yakından tanıdığı babası Ahmet Nasuhi Bey’in doğduğunda kulağına, “İnşallah senin sesin de dedenin ve benimki gibi güzel olur.” diye dua ettiği rivayet edilmektedir. Çok güzel ut çalan ve bilhassa, dini musikide sesiyle bütün Bursalıları büyüleyen babası hafız Ahmet Nasuhi Bey ve ona şarkılar söyleyerek eşlik eden ablası Cahide Hanım’ın teşvikleriyle küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duymaya başladı. 

İlköğrenimini Bursa’nın Yenişehir ilçesinde tamamlayan Gürses, ilk konserini henüz yedi yaşında verdi. 

Bir röportajında o yılları şöyle anlatmıştır:

 “O tarihlerde radyolarda Türk müziği çalınmıyordu. Zaten sadece iki radyo vardı: Ankara Radyosu ve İstanbul Radyosu. Biz de kendi aramızda, kendi müziğimizi ve eğlencemizi yapabileceğimiz toplantılar düzenlerdik. Bursa’da bu tür toplantılara ‘gezek’ denirdi. Bugünkü büyük sanatçıların birçoğu bu toplantılardan yetişmiştir. Her cumartesi, üye olan birinin evinde toplanırdık. O kadar büyük ilgi gördü ki Bursa Valisi babamı çağırarak, ‘Siz kendi aranızda eğleniyorsunuz, ayda bir günü de Bursalılara ayırın.’ dedi. Böylece toplantılar, ayda bir halka açık yapılmaya başlandı. Henüz yedi yaşındaydım ama oldukça güzel şarkı söylüyordum. O yıllarda en çok söylenen şarkılardan biri ‘Geçti sevdalarla ömrüm ihtiyar oldum bugün’dü. Bir toplantıda beni tanıtan Karagöz Şükrü, ‘Geçmiş sevdalarla ömrü ihtiyar olmuş bugün.’ diyerek şaka yaptı. Herkes gülmekten yerlere yattı. Mikrofon falan yoktu ama şarkıyı derli toplu okumuştum.”

Çelebi Mehmet Ortaokulu ve Bursa Ticaret Lisesinden mezun olduktan sonra Türk ve Batı müziği üzerine eğitim alan Gürses, hocası Faruk Üsküdari’nin yönlendirmesiyle Türk musikisi çalışmalarını derinleştirdi. 

1951 yılında katıldığı bir yarışmada “Bursa Ses Kralı” seçildi. 1959’da “Üniversitelerarası Ses Kralı” ödülünü alan ve 20 yaşında Ankara Radyosunun sınavını kazanarak müzik kariyerine adım atan sanatçı, 1961 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Devlet Opera sınavında Türkiye birincisi oldu ancak operada 7-8 ay çalıştıktan sonra kendi bestelerine ve müziğine yönelmeye karar verdi. 

İlk bestesi olan “İçime Hüzün Doluyor” rast makamında bir eserdir:

“İçime hep hüzün doluyor

Yine sensiz sabah olmuyor

Geçiyor günler, ömür doluyor

Yine sensiz sabah oluyor.”

Bir röportajında bu bestesini şöyle anlatmıştır:

“Zeki Müren’in filmleri Bursa’ya gelmişti. Defalarca gittim. Zeki Müren’i çok kıskandım ve düşündüm: ‘Benim de güzel bir sesim var ama neden beste yapamıyorum?’ Bu düşüncelerle Musiki Derneğindeki arkadaşlarıma danıştım. Onlar, ‘Bu bir ilham meselesi.’ dediler. İlham deyince, sanki gözle görülen bir varlık bekliyordum. Bana, ‘Bol bol yeşil ve maviye bakarsan ilham gelir.’ dediler. O günlerde Gemlik’in yanındaki bir Rum köyünde tatil yapıyorduk. Bir sabah, şarkı güftesi ve bestesi aklıma geldi. Musiki Derneğine götürüp arkadaşlarıma söyledim ama hiçbiri inanmadı. ‘Bu şarkıyı baban yaptı.’ dediler. Şarkıyı kaldırıp attım. 30 yıl sonra, bir gün radyodan eve dönerken bir melodi kulağıma geldi. İçim ‘cız’ etti. Geriye dönüp düşündüm: Bu benim 10 yaşındayken yazdığım şarkıydı.”

 1965 yılında Hürriyet gazetesinin düzenlediği Altın Mikrofon Yarışması’nda “Gençliğe Veda” adlı bestesiyle birinci oldu. Bu başarısı, Türk müziğinde çok sesliliğe geçişin öncüsü olmasını sağladı. Sanatçının “Son Mektup”, “Mazideki Aşk”, “Bir Garip Yolcu” ve “Sonbahar Rüzgarları” gibi eserleri büyük ilgi gördü. 1980’lerin başında Ajda Pekkan için hazırladığı “Affetmem Asla Seni” albümüyle adından söz ettirdi. Albümde yer alan “Dertliyim Arkadaş” ve “Gül Dudaklım” gibi eserler döneme damgasını vurdu.

Yıldırım Gürses, müzik yaşamı boyunca 350’yi aşkın eser besteledi. 1986 yılında  besteci ve söz yazarlarının haklarını korumak için kurulmuş ilk meslek birliği olan Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği’ni (MESAM) kurdu. 

Kariyeri boyunca 500’den fazla ödül kazanan ve 30 albüm çıkaran Türk müziğinin altın sesi Yıldırım Gürses, 18 Kasım 2000’de 62 yaşındayken hayata veda etti. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’nda defnedildi. 

Yorum Yaz