Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
Türkiye’de hat sanatları üzerine ilk ve tek müze olma özelliğini taşıyan Beyazıt Medresesi’ndeki Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi 14 yıl sonra yeniden kapılarını açtı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün iş birliğiyle gerçekleşen kapsamlı restorasyonun ardından ziyaretçilerini ağırlayan Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nde 10. asırda Kufi hatla yazılmış Mushaf’tan hattat Hafız Osman’ın kaleminden Hilye-i Şerif’e padişah hatlarından kutsal emanetlere kadar eşsiz eserler sergileniyor.
İstanbul’un tarihi yarımadasının merkezindeki Beyazıt Meydanı’nda yükselen Beyazıt Medresesi beş asrı aşan tarihiyle her gün önünden geçip giden kalabalıkları selamlıyor. Sultan II. Bayezid tarafından 1506-1508 yılları arasında inşa ettirilen Beyazıt Külliyesi’nin bir parçası olan tarihi medrese, 1984’den beri Türk Vakıf Hat Eserleri Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Beyazıt Cami’nin kuzey batısında ve biraz uzağında, klasik medrese planındaki II. Beyazıt Medresesi, merkezi bir dershanenin üç tarafında, 19 odadan oluşuyor. Bina tamamen kesme taştan yapıldığı halde dershane kısmı bir sıra taş ve bir sıra tuğladan müteşekkil. Sade silmeli, girişte kırmızı beyaz taşlar ve tacındaki tomurcuklarla ekleyici bir görünüm arz eden Beyazıt Medresesi’nde Zenbilli Ali Efendi, Kemalpaşazade, Sadi Efendi, Çivizade Muhyiddin Efendi, Abdülkadir Efendi, Fenarîzade ve Ebussuud Efendi gibi şeyhülislamlıkta bulunmuş meşhur zatlar ders vermiştir. 1509’daki zelzelede büyük zarar görmüş ve hatta tamamen yıkılmışsa da felâketin hemen ardından hızla tamir edilmiş ve şehrin en önemli medreselerinden biri olmuştur.
Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında bakımsız ve harap bir duruma gelen Beyazıt Medresesi, 1918 Büyük Fatih Yangını’ndan kurtulan yoksul halkın barındığı bir sığınak, bir müddet de talebe yurdu olarak kullanılır. 1931’de İstanbul Belediyesi tarafından restore edilerek Şehir ve İnkılap Vesikaları Müze ve Kütüphanesi olarak kullanılmaya başlanan medrese binası, müze kısmının Gazanfer Ağa Medresesi’ne taşındığı 1945 yılından itibaren yalnızca İstanbul Belediye Kütüphanesi olarak hizmet verir. Kütüphanenin Taksim’de inşa edilen Atatürk Kitaplığı binasına taşınmasından (1981) sonra ise medrese binası Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden restore edilerek Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’ne dönüştürülmüştür.
Klasik Osmanlı mimarisinin en zarif örneklerinden biri olan Beyazıt Medresesi’ndeki Türk Vakıf Hat Hat Sanatları Müzesi, üç bin parçalık koleksiyon arasından seçilen Mushaf-ı şerifler, yazma kitaplar, risaleler, hilye-i şerifler, aynalı yazılar, fermanlar, tuğralar, icazetler, levhalar ve hat karalamaları başta olmak üzere 200’den fazla hat eseri ziyaretçiyle buluşuyor. Hicri 9. ve 10. yüzyıla tarihlenen, Mehmed b. İdrîs imzalı Kûfi yazılı Mushaf müzedeki en eski olarak karşımıza çıkıyor. Müzede hattın üstatları Sâmi Efendi, Kazasker Mustafa İzzet, Yeserizade Mustafa İzzet, Mahmud Celaleddin, Ahmed Karahisari, Hafız Osman, Ali Haydar Bey, Mehmed Şefik Bey, Hasan Rıza, Kâmil Akdik, Necmeddin Okyay, Hamit Aytaç’ın nadide eserleriyle kadın hattatlardan Zahide Selma, Emine Behçet Namıka, Hatice Huriye Hanım ve Müşerref Çelebi’nin zarif yazılarının yanı sıra Sultan III. Ahmed, Sultan II. Mahmud, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz ve Sultan II. Abdülhamid gibi sanatkâr padişahların hat meşkleri sergileniyor. Hat sanatının icrasında kullanılan hokka, makta‘, kalemtıraş, mühre, kamış kalem, makas vb. yazı malzemelerini de müzede görmek mümkün.
Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nde tarihî medresenin dershane kısmı ise Mukaddes Emanetler’e ayrılmış. Kâbe örtüleri, Hz. Peygamber’in az rastlanan büyüklükteki saç-ı şerifi, kabrinden alınmış turab-ı şerif, elbisesinden parçalar, kuşak-ı şerifi ile Hz. Hasan’ın kabir toprağı, Mekke, Medine, Mina ve Müzdelife’yi tasvir eden minyatürler burada görülebiliyor.
Müzenin huzurlu bahçesinde ise büyük hattatlardan Sâmi Efendi ve Mustafa İzzet’in imzalarını taşıyan taş kitabeler ile ressam, hattat ve muvakkit Ahmet Ziya Bey tarafından yapılmış iki adet güneş saati dikkat çekiyor.
Beyazıt Medresesi’nin tarihi atmosferi içinde zengin koleksiyonuyla hat sanatının asırlık mirasını günümüze taşıyan Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, yazı tarihinin katmanları içerisinde adeta bir keşif yolculuğuna davet ediyor.
Yorum Yaz