2025’te edebiyat dünyasında neler oldu?

KİTAPLIK ALMANAK

Türk ve Dünya edebiyatında 2025’in öne çıkanlarını sizler için derledik. Nobel ödülü kadar ses getiren başka ödüller de oldu. Ama edebiyatı sadece ödül bağlamında ele almak belki haksızlık olur. Gelin şimdi geçen yılın gündemine birlikte bakalım. 

Yıl sonunun gelmesinin bir başka anlamı da; geçen yıla bütüncül bakış oluyor. 2025’i geride bırakırken, aklımızda kalan edebiyat olaylarını derlemek istedik. Hem bir yıla şöyle bir göz atarken hem de yıl içinde dikkatinizden kaçanlara siz de bakın. Edebiyat, hayat derken işte yıldan geriye kalanlar...

TYB’de ödüller sahiplerini buldu

TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, 2025 yılının "Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları Ödülleri"nin sahiplerini açıkladı. Buna göre, hikaye ödülüne Hale Sert'in Kuşlar ve Geçmeyen Şeyler, şiir ödülüne Bahtiyar Aslan'ın Kahır ve Ayin, roman ödülüne M. Fatih Kutlubay'ın Günlerin Bin Yıllık Mezarı, deneme ödülüne ise Yağız Gönüler'in Efsunlu Güzellikler kitabı layık görüldü. Fikir ödülü Burhanettin Tatar'ın Sonsuzun Sınırında: Kur'an ve Tefekkür İlişkisi Üzerine eserine, araştırma ödülü Kemal Ramazan Haykıran'ın Gül ve Kılıç Moğol İstilasında Mevlana ve Etrafındaki Dünya, inceleme ödülü Şerif Eskin'in Osmanlı Modern Yazılı Kültüründe Edebiyata Yüklenen Anlamlar eserlerine verildi. Dijital mecra ödülü Reyhan Çınar'ın "İstanbul Türkçesi" Youtube kanalına, belgesel ödülü TRT World'de yayınlanan "Bir Zeytin Ağacı Altında" belgeseline, dizi ödülü TRT Avaz'da yayınlanan "İzler" programına, televizyon programı ödülü VAV TV'de yayınlanan "Aramızdaki Kelimeler" programına, radyo programı ödülü TRT Erzurum Radyosu'nun "Hayatın İçinden" programına verildi. D. Mehmet Doğan Türk Dünyası Edebiyat Ödülü, Mehmet Akif Ersoy'un Safahat eserini Özbekçeye tercüme eden Miraziz Azam'a, TYB vefa ödülü TYB Yönetim Kurulu üyesi ve TYB Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi Muhsin Mete'ye, üstün hizmet ödülü ise araştırma, inceleme, deneme kitaplarıyla Türk edebiyatına sağladığı katkılardan ötürü Abdullah Uçman, yazar ve akademisyen Ümit Meriç ile yazar Yavuz Akpınar'a verildi.

2025 Necip Fazıl Ödülleri açıklandı 

Şair, yazar ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek'in manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla Star gazetesi tarafından düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nin 2025 yılı kazananları açıklandı. Kültür ve sanat dünyasında büyük yankı uyandıran ve bu sene 12'ncisi düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nde 8 dalda 9 isim ödüle layık görüldü. Ödülleri, M. Fatih Andı, Turan Karataş, Ahmet Murat Özel, Melike Günyüz, Samed Karagöz ve Bedir Acar'dan oluşan jüri belirledi. Dergiciliği, fikri planda şiir üzerine verdiği emekler dolayısıyla Celal Fedai, "Necip Fazıl Şiir Ödülü"ne layık görüldü. Her bir eserinde farklı anlatım teknikleri deneyerek okurla güçlü bağ kurmadaki başarısı dolayısıyla Tarık Tufan, "Necip Fazıl Hikaye-Roman Ödülü"nün sahibi oldu. İsrail'in edebiyat üzerindeki ideolojik etkisini çözümleyen çalışmalarıyla Peren Birsaygılı Mut, "Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü"ne değer görüldü. Dilde ve ifade biçimindeki yetkinliği, eserlerinde masalları ve mitleri kullanarak oluşturduğu çarpıcı atmosfer dolayısıyla Merve Uygun, gündelik hayatı ilgiyle kurcalayan şiirlerindeki canlı duyuş ve düşünsel çaba nedeniyle de Hasan Bozdaş, "Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü"ne layık bulundu. Modern Arap sanatının biçimsel ve düşünsel temellerini attığı eserlerinde savaş, sürgün ve hafıza temalarını derin bir etik duyarlılıkla ele alan, coğrafyada yaşanan trajediyi unutturmamaya çalışan eserleriyle Dia al-Azzawi, "Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü"ne layık görüldü. Gençler için yazdığı eserlerde gelenekle olan bağlara güçlü vurgu yapması sebebiyle Ayşe Sevim'e "Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü" verilecek. Arşivlenmesi ve doğru biçimde tanıtılmasındaki katkılarından dolayı Bayram Bilge Tokel "Necip Fazıl Müzik Ödülü"ne değer bulundu. Hasan Aycın ise günübirlik ve kaba mizah anlayışından uzak, ince duyarlılıklar ve kimi zaman sarsıcı ironik eleştirilerin eşlik ettiği şiirsel çizgileriyle sanat, düşünce, edebiyat ve siyaset hayatına açtığı pencereler ve bu pencerelerden gözlemlediklerini düşünce ve inanç hassasiyetleriyle yoğurarak çizgi sanatına yaptığı katkılar dolayısıyla "Necip Fazıl Saygı Ödülü"nün sahibi oldu. 

Ödüllü yazar Georgi 

Gospodinov ile İstanbul’daydı 

Uluslararası Booker Ödülü sahibi Bulgar yazar Georgi Gospodinov İstanbul’a geldi.  Yazar, 29 Kasım Cumartesi günü İstanbul Kitapçısı Kadıköy şubesinde okurlarla sıcak ve keyifli bir buluşma gerçekleştirdi. Hasine Şen Karadeniz’in çevirmenliğini, Nermin Mollaoğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide Gospodinov; son kitabı Bahçıvan ve Ölüm’den yola çıkarak yazarlık yolculuğunu, yazma motivasyonunu, babasıyla ilişkisini ve ölüm kavramına bakışını samimi bir dille anlattı. Türk okurlarıyla kurduğu özel bağın da konuşulduğu buluşma, katılımcıların yoğun ilgisi ve sorularıyla sıcak, içten bir atmosfere dönüştü. Okur Yazar Buluşmaları, edebiyatın büyüleyici dünyasını okurlarla buluşturmaya devam edecek. 

Kürk Mantolu Madonna’nın 

İngiltere’deki sessiz fethi 

Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna romanı, İngiltere’de bu yılın en dikkat çekici edebiyat olaylarından birine dönüştü. Penguin Classics etiketiyle yeniden yayımlanan kitap, 2025 içinde 30 bin kopyayı aşarak İngiltere’de hem çeviri edebiyat listelerinde hem de “genç okurun keşfettiği klasikler” kategorisinde bir rekora imza attı. Türk edebiyatının en bilinen romanlarından birinin, yıllar sonra İngiltere’de bu ölçekte ilgi görmesi aslında tesadüf değil; hem yayınevlerinin stratejileri hem de genç kuşağın okuma alışkanlıklarındaki değişim bu tabloyu mümkün kıldı. İngiliz medyasında çıkan yorumlarda, romanın melankolik yapısının, içe kapanma ve yalnızlık duygusunu odağa alan anlatısının, özellikle pandemi sonrası dönemle büyüyen “modern yalnızlık” arayışına denk düştüğü vurgulanıyor. İngiltere’de Guardian’ın kitap köşesi, genç okurların son yıllarda “angst literature” diye anılan, ruh hali düşük ama içsel dünyası güçlü metinlere yöneldiğini ve Kürk Mantolu Madonna’nın bu eğilime şaşırtıcı şekilde uyduğunu yazdı. Romanın popülerliğinde BookTok da açık bir etki yaratmış durumda. Özellikle kitap önerileri yapan içerik üreticilerinin videolarında roman “insanın içini oyup bırakan bir aşk hikâyesi” veya “yalnızlığın en temiz hâli” gibi ifadelerle dolaşıma girdi. Birkaç büyük TikTok hesabının kısa videoları milyonlarca görüntülenmeye ulaşınca roman, İngilizce raflarda haftalarca üst sıralarda kaldı ve Penguin’in “sürpriz başarı” notuyla yeniden baskıya girdi. İngilizce çevirinin Maureen Freely ve Alexander Dawe imzası taşıması da okurlardan övgü alan noktalardan biri; çeviri dili, romanın hem kırılgan hem sert tonunu İngilizce okura geçirmeyi başarmış görünüyor. İngiliz eleştirmenler, özellikle Raif Efendi’nin iç sesinin aktarımında çeviri tercihlerini “dikkat çekici derecede duru” diye tanımlıyor. 

Ayfer Tunç’a 2025 Fransa–Türkiye 

Fernand Rouillon Edebiyat Ödülü 

Ayfer Tunç, Aziz Bey Hadisesi adlı kitabının Fransızcaya çevrilen baskısıyla, iki ülke arasında edebi köprü kuran Fransa–Türkiye Fernand Rouillon Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Çağdaş Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Ayfer Tunç, Aziz Bey Hadisesi adlı eserinin Fransızcaya çevrilen versiyonu La Passagère des Neiges ile 2025 Fransa–Türkiye Fernand Rouillon Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ödül, Comité France-Turquie tarafından her yıl dönüşümlü olarak Türkçeden Fransızcaya çevrilen bir kurgu esere veya Fransa’da Türkiye hakkında yazılmış bir araştırma eserine veriliyor. Ödül töreni, 18 Kasım 2025 tarihinde Paris’in 16. bölgesindeki belediye binasında düzenlendi. Jüri başkanlığını yazar ve gazeteci Kenize Mourad yürütürken, Nedim Gürsel, Venus Khoury-Ghata gibi isimler de yer aldı. Aziz Bey Hadisesi, altı kısa öyküden oluşuyor ve aşk, yanılsamalar, imkânsız ilişkiler gibi evrensel temaları yalın ama derin bir dille ele alıyor. Tunç, bu eserle romantik aşkı hem sorguluyor hem de kadınlık deneyiminin çok katmanlı yüzlerini aydınlatıyor. Bu ödül, Türk edebiyatının Fransızca dünyasında daha görünür olmasına katkı sağlarken, iki ülke arasında kültürel diyaloğu da güçlendiren önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.

 

Esenler’de edebiyat rüzgarı esti

Kültür sanatın her alanda üretim içerisinde olan Esenler Belediyesi 2025 yılında da edebiyat alanında kendine has bir alan oluşturdu. Klasikleşmiş Edebiyat Durağı programında edebiyatımızın usta ve genç birçok ismi her ay ağırlandı. Şair İbrahim Tenekeci ile şiir, Kaan Murat Yanık ile hikaye ve roman konuşuldu. Yağız Gönüler ile ise deneme, Mukadder Gemici ile ise öykü üzerine keyifli bir program gerçekleştirildi. Programlar daha sonrasında Esenler Kültür Sanat YouTube Kanalı’nda izleyiciyle buluştuğunu ekleyelim. Asım Gültekin Dergicilik Okulu projesi kapsamında öğrencilere dergiciliğin arka mutfağı anlatıldı, kendi dergilerin çıkarması teşvik edildi. Gidenlerin Ardından programıyla yıl boyuncu lise öğrencileriyle değerli yazarların anıldığı panel programları gerçekleştirildi. Hür Tefekkürün Kalesi Dergiler başlıklı programda ise Lacivert Dergi, Aktüel Tarih Dergisi gibi farklı alanlarda yayın yapan dergilerin genel yayın yönetmenleriyle dergiciliğin anlamının ve öneminin konuşulduğu programlar yapıldı.

Öykü Günleri’nde “Direniş: Gazze” dendi

11-13 Nisan tarihlerinde düzenlenen 5. Esenler Öykü Günleri’nde yazarlar Cemal Şakar ve Yıldız Ramazanoğlu’na onur ödülü verildi. Öykü Günleri, Filistin direnişine dikkat çekmek ve bu önemli mücadeleyi edebiyat aracılığıyla gündeme taşımak amacıyla bu yıl “Direniş: Gazze” temasıyla düzenlendi. 5. Esenler Öykü Günleri’ne yazarlar Necip Tosun, Abdullah Harmancı, Peren Birsaygılı Mut, Hüseyin Ahmet Çelik, Kadir Daniş, Mehmet Kahraman, Ali Güney, Murat Göçer, Merve Uygun, Emin Gürdamur, Yunus Emre Özsaray, M. Fatih Kutlubay, Ayşegül Genç, Gökhan Yılmaz, Alpay Doğan Yıldız, Ahmet Sarı, Ertan Örgen ve Ali Emre konuşmacı olarak katıldı. Kapanış gecesinde Bosnalı sanatçı Lejla Jusic sahne aldı.

 

David Szalay, Flesh ile 2025 Booker Ödülü’nü Kazandı 

Macar asıllı Britanyalı yazar David Szalay, Flesh adlı romanıyla 2025 Booker Ödülü’nün sahibi oldu. Jüri başkanı Roddy Doyle’un ifadesiyle, “pek çok açıdan karanlık ama okumak başlı başına bir zevk” olan roman, İstván adında bir adamın gençliğinden orta yaşına uzanan yaşamını, keskin ve neredeyse çıplak bir dille anlatıyor. Szalay’ın altıncı kurmaca eseri olan Flesh, Macaristan’da annesiyle birlikte yaşayan genç bir çocuğun başından geçen sarsıcı bir olayla açılıyor. Ardından yazar, kahramanını askerlik döneminden Londra’daki zenginlerin dünyasına kadar izliyor. Roman; erkeklik, sınıf, göç, travma, cinsellik ve iktidar gibi temaları, Szalay’ın sade üslubunun soğukkanlılığı içinde inceliyor. Szalay, hafta sonu Guardian’da yayımlanan yazısında romanın ilhamını “başarısızlığın gölgesinde” bulduğunu söyledi. 2020 sonbaharında, dört yıldır üzerinde çalıştığı ama “bir türlü işlemediğini” düşündüğü romanını yarıda bırakmış. Flesh ise o dönemde doğmuş: “Varoluşumuzun her şeyden önce bedensel bir deneyim olduğu, diğer bütün yönlerinin bu bedensellikten kaynaklandığı hissini bir şekilde ifade etmek istedim,” diyor yazar.

Oğulcan Kütük, 2025 İlhan Berk Şiir Ödülü’nün Sahibi Oldu 

Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez verilen 2025 İlhan Berk Şiir Ödülü, Oğulcan Kütük’ün Dimdik Bakma Rehberi adlı kitabına layık görüldü. Ahmet Telli, Şükrü Erbaş, Tuğrul Keskin, Gonca Özmen ve Bedriye Aksakal’dan oluşan seçici kurul, Kütük’ün şiirini “toplumsal ve siyasal yıkımların ortasında dünyaya sorgulayıcı gözlerle bakan, yeni zamanın diliyle yeniden var eden bir şiir” olarak değerlendirdi. Kurul, gerekçesinde Kütük’ün “okurun ufkunu bin yıldır görmediği ruhuna ve çoktan kanıksadığı hayatına çevirmeyi başardığını” vurgularken, “ironi ile lirizmi şaşırtıcı biçimde buluşturduğunu” da belirtti. Şairin, nesnelerle insanın yalnızlığı ve her türlü otoriteyle insanın ezikliği arasındaki ilişkiyi, çağın yıkıcı gerçeklerinden geçirerek şiirine taşıdığı ifade edildi. Jüri, bu yönleriyle Kütük’ün eserinin, “insanın varoluşuna ve çağın ruhuna dair derin bir hesaplaşma” sunduğunu belirterek, Dimdik Bakma Rehberi’ni oy birliğiyle ödüle değer buldu. Oğulcan Kütük’ün ödül alan şiir kitabı Everest Yayınları etiketiyle okurlarla buluşmuştu.

Nobel Edebiyat Ödülü Macar yazarın oldu 

71 yaşındaki Macar senarist ve yazar Laszlo Krasznahorkai, “sanatın gücünü yeniden teyit eden etkileyici ve vizyoner eserleri” nedeniyle 2025 Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. İsveç Akademisi tarafından yapılan açıklamada, Krasznahorkai'nin “sanatın gücünü yeniden teyit eden, derinlikli ve vizyoner” eserleri nedeniyle ödüle layık görüldüğü belirtildi. 1901 yılından bu yana verilen Nobel Edebiyat Ödülü, bu yıl itibarıyla 122. kez sahibini bulmuş oldu. Ödül, yalnızca roman değil; oyun, şiir, felsefe ve tarih gibi alanlarda da edebi üretim yapan isimlere verilebiliyor. 2016’da Bob Dylan’ın ödüle layık görülmesi, Nobel’in edebiyat tanımının müzik ve söz yazarlığına da açıldığını göstermişti. Krasznahorkai, özellikle yoğun anlatımı ve karmaşık yapılarıyla dikkat çeken eserleriyle tanınıyor. Yazarın kitapları, insan ruhunun sınırlarını keşfeden ve varoluşun derin katmanlarına inen temalarıyla edebiyat çevrelerinden övgü alıyor. Edebiyat Nobeli bugüne dek 18 kadın yazara verildi. İlk kadın kazanan, 1909’da ödüle layık görülen İsveçli Selma Lagerlöf olmuştu. Geçen yıl bu ödül, Güney Koreli yazar Han Kang’a verilmiş ve Kang, Edebiyat Nobeli’ni kazanan ilk Asyalı kadın yazar olarak tarihe geçmişti.

Hilmi Yavuz, 2025 PEN Şiir Ödülü’ne layık görüldü! 

Türkçenin usta kalemi, şiirin derinliklerinde yol alan büyük düşünce insanı Hilmi Yavuz, 2025 PEN Şiir Ödülü’ne layık görüldü. Şiir ve yazı dünyasına kattığı eşsiz birikimiyle edebiyatımızda benzersiz bir yer edinen Yavuz, son kitabı Rüya Şiirleri ile bu yılın ödül sahibi oldu. Her yapıtında düşünsel derinliği ve güçlü imgeleri buluşturan usta şairin ödül vesilesiyle kaleme aldığı manifestosu da şiirin ve edebiyatın gücünü bir kez daha hatırlatıyor.

TÜYEK, 2025'te Yazma Eserler’de küresel liderliğini güçlendirdi 

Kültür Bakanı Ersoy, TÜYEK'in 2025'te 31 eser yayımladığını ve toplam koleksiyonun 776 bin 700'e ulaştığını açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının (TÜYEK) bünyesinde 2025'te 31 eser, 36 cilt yayımlandığını, 42 yazma eser sergisi ve 201 eğitim ve kültürel etkinlik düzenlendiğini, belirterek, "Toplam koleksiyon büyüklüğü 776 bin 700 esere ulaştı." ifadesini kullandı.Bakan Ersoy, NSosyal'deki hesabındaki paylaşımında, 2025'te kültür, sanat ve turizm alanında sadece çalışmadıklarını iz bıraktıklarını belirtti. Asırlara yayılan ilim ve irfan mirasını koruyan TÜYEK'in 2025'te yazma eser alanındaki küresel liderliğini daha da güçlendirdiğini vurgulayan Ersoy, yazma ve nadir matbu eseri bünyesinde barındıran kurumun, bu eşsiz mirası bilim dünyası ve toplumla buluşturmaya devam ettiğini bildirdi.Ersoy, 472 bin 441 eserin dijital nüshasının araştırmacıların erişimine açıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:"Dünyanın en büyük yazma eser platformlarından biri olan YEK Portal'ın kullanıcı sayısı yüzde 45 artışla 24 bine, eser görüntüleme sayısı 2 milyonun üzerine çıktı. 2025 boyunca, 31 eser, 36 cilt yayımlandı, 42 yazma eser sergisi, 201 eğitim ve kültürel etkinlik düzenlendi. Toplam koleksiyon büyüklüğü 776 bin 700 esere ulaştı. Ayrıca 29 ülkeden 200 uzmanın katıldığı 1. Uluslararası Yazma Eser Sempozyumu, İstanbul'da gerçekleştirildi. TÜYEK, yazma eser alanında yalnızca koruyan değil, üreten, paylaşan ve dünyaya yön veren bir merkez olmayı sürdürdü. Kültür, sanat ve turizmi güçlendiren adımlarla Türkiye Yüzyılı'nı birlikte inşa ediyoruz."

Uluslararası Yazma Eser Sempozyumu tamamlandı

Sahanın duayenleri ile araştırmacılarını ve yazma eser meraklılarını bir araya getiren “I. Uluslarası Yazma Eser Sempozyumu”, 29 ülkeden yaklaşık 200 uzman ve araştırmacının katkısıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Sempozyum, alanında dünyanın en geniş katılımlı yazma eser sempozyumu olarak dikkat çekti. TÜYEK Türkiye’nin yazma eserler alanındaki tarihî ve akademik birikimini dünya gündemine taşımak, dünyanın birikimini de İstanbul’da değerlendirmek amacıyla, 10–12 Aralık 2025 tarihlerinde İstanbul’da düzenlediği I. Uluslararası Yazma Eser Sempozyumunu yurt içinde ve yurt dışında büyük rağbet gördü. 29 ülkeden yaklaşık 200 uzman ve araştırmacının katkısıyla hazırlanan sempozyumda tebliğçilerin ulaşım ve konaklama ücretleri kendileri tarafından karşılandı. Sempozyum, yazma eserleri yalnızca bir kültürel miras unsuru olarak değil, aynı zamanda bilim, sanat, dinî ilimler, tarih, filoloji, teknoloji ve koruma bilimlerinin kesişim noktasında yer alan disiplinlerarası bir inceleme sahası gören bir yaklaşımla ele alındı. Yazma eserlerin telif, istinsah, dolaşım, okuma, kataloglama, dijital ortama aktarım, fiziksel muhafaza ve filolojik analiz gibi bütün süreçleri, alanlarında uzman akademisyenler ve uzman uygulayıcılar tarafından kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Sempozyumun açılış programı, 10 Aralık 2025 tarihinde, 14.30’da Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirildi. Kurum Başkanımız Sayın Coşkun Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Sayın Serdar Çam, İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’ün yaptığı açılış konuşmalarının akabinde açılış oturumu başladı. 

Hece dergisi Ocak 2026 sayısı Mustafa Kutlu özel dosyasıyla çıktı 

Hece dergisinin 349. sayısı Mustafa Kutlu özel dosyasıyla yayımlandı. Hikâye, deneme, düşünce ve bibliyografya yazılarıyla kapsamlı bir edebiyat sayısı. Hece dergisinin 349. sayısı Mustafa Kutlu özel dosyasıyla yayımlandı. Hikâye, Türk edebiyatının yaşayan klasikleri arasında gösterilen Mustafa Kutlu, Hece dergisi 349. sayısında kapsamlı bir dosyayla ele alındı. Edebiyat dünyasında uzun soluklu ve nitelikli çalışmalarıyla bilinen Hece dergisi, Ocak 2026 sayısında Mustafa Kutlu’nun hikâyeciliğini, düşünce dünyasını ve edebî mirasını çok yönlü yazılarla dosya konuu haline getirdi. Hece dergisinin yeni sayısı, yalnızca bir özel sayı olmanın ötesinde; Mustafa Kutlu’nun Türk edebiyatındaki yerini derinlemesine irdeleyen geniş bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. Derginin sunuş yazısında, Emin Gürdamur ve Özlem Güner imzasıyla kaleme alınan “Bu Toprakların Hikâyecisi: Mustafa Kutlu” başlıklı metin yer alıyor. Dosyanın ilk bölümünde Mustafa Kutlu’nun hayatı, şahsiyeti ve düşünsel duruşu merkeze alınıyor. Safiye Önal’dan Beşir Ayvazoğlu’na, İsmail Kara’dan Cihan Aktaş’a kadar pek çok isim, Kutlu’nun biyografisini farklı açılardan ele alan portre yazılarıyla dosyaya katkı sunuyor. Bu bölümde Erzincan’dan İstanbul’a uzanan hayat çizgisi, taşra–merkez ilişkisi, dergicilik faaliyetleri ve edebî yolculuğunun dönüm noktaları ayrıntılı biçimde değerlendiriliyor. Mustafa Kutlu’nun yalnızca bir hikâye yazarı değil, aynı zamanda kültürel bir rehber olduğuna dikkat çekiliyor. 

İbrahim Nasrallah’ın Gazzeli Meryem’i Türkçe’ye çevrildi  

İbrahim Nasrallah’ın şiirleri; Gazze halkının hayatları, ölümleri ve hayallerinde insanlığın yolculuğuna refakat eden edebi bir seyahatnamedir. Filistin’de şiir; zulüm, katl, sürgün ve yıkım karşısında zalimlerin cüreti ve dünyanın suskunluğuna direnen vatan ve insanın zaferi mesabesindedir. Nitekim, Direniş Edebiyatı; Arap Edebiyatı tarihinde önemli bir yer tutmaktadır. Gazzeli Meryem, dünyada büyük ilgi görmüş ve İngilizce, İspanyolca ile İtalyancaya tercüme edilmiştir. ABD’de ise “Filistinim” adıyla yayımlanmıştır. Gazzeli Meryem şiiri ise Müzisyen Süheyl Hûrî tarafından bestelenmiş ve Filistin Edward Said Milli Orkestrası tarafından icra edilmiştir. Eserdeki şiirlerden pek çoğu çeşitli dergi ve mecralarda yayımlanmış, şiir festivallerinde, üniversitelerde ve özellikle de çeşitli protesto gösterilerinde okunmuştur.

Ilan Pappé’nin kitabı Türkçe’ye çevrildi

Filistin-İsrail meselesini ve bundan nasıl bir çıkış yolu bulabileceğimizi anlamak için vazgeçilmez bir rehber. 7 Ekim 2023’te Filistin coğrafyasında yaşananlar ve bu sürecin ardından gelen dehşet ve vahşet bütün dünyayı hayrete düşürdü. Ancak İsrail’in Filistin’e yönelik bu saldırgan tutumu ne 7 Ekim’de ne İsrail’in Batı Şeria’yı işgal ettiği 1967’de ne de İsrail devletinin ilan edildiği 1948’de başlamıştı. 1882’de, ilk Siyonist yerleşimcilerin o zamanlar Osmanlı İmparatorluğu idaresinde bulunan bu topraklara gelmesiyle ileride yaşanacak büyük sıkıntıların fitili ateşlenmişti. Ilan Pappé, Filistin meselesinin uzun tarihini konu edinen bu çalışmasında Filistinlileri, ellerinden alınan topraklarını, vatanlarını, yaşamlarını, tarihlerini ve geleceklerini inceliyor. Siyonizmin ortaya çıkışından kurucularına, Filistinlilerin ilk başkaldırışlarından büyük devletlerin iki yüzlülüğüne, Filistin-İsrail meselesine yönelik uluslararası politikanın dönemeçlerinden Filistinlilerin işgale karşı direnişlerine kadar hâlâ çözülememiş 150 yıllık bu vakayı derinlemesine irdeliyor. Filistin-İsrail Meselesinin Kısa Tarihi, Filistinlilerin ve Filistin topraklarının günümüzdeki durumundan hareketle işgalin ilk günlerinden bugünlere nasıl gelindiğini tarafsız, abartısız, bütün çıplaklığı ve çarpıcılığıyla gözler önüne seren bir panorama sunuyor.

Yorum Yaz