Anadolu’nun söz hazinesi: Kahramanmaraş UNESCO sahnesinde

EDEBİYAT

Kahramanmaraş, Türkiye’nin ilk UNESCO Edebiyat Şehri unvanıyla kültür dünyasında yeni bir sayfa açtı. Birçok edebiyatçımıza da ev sahipliği yapmış olan bu tarihi şehrimiz, zengin kültürel mirası ve güçlü edebi birikimiyle bu özel unvana layık görüldü. Peki, bu büyük başarının arka planında neler var? Hangi çalışmalar Kahramanmaraş’ı UNESCO listesine taşıdı? Kentin edebiyat serüvenine yakından tanıklık eden Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Kültür, Spor ve Turizm Dairesi Başkanı Duran Doğan ve usta yazarlar Kadriye Kırdök, Selim Somuncu ve  Necip Tosun, Kahramanmaraş’ın bu yolculuğunu Litros Sanat’a anlattı.

Türkiye’nin her bir karış toprağının bizde ayrı bir yeri var… Çünkü bu topraklar, yüzyıllar boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yaptı; her biri kendi sesini, kendi rengini bu coğrafyaya bıraktı. Böylesine zengin bir tarihin üzerinde yükselen şehirlerimiz, kendi hikayelerini yazmaya bugün de aynı kararlılıkla devam ediyor. Bu şehirlerden biri de, adını tarihimize “Kahraman” olarak yazdırmış ve bu unvanı her anlamda gururla taşımaya devam eden Kahramanmaraş. Yedi Güzel Adam’dan günümüze uzanan güçlü edebiyat geleneğiyle, sayısız şair ve yazarın yetiştiği bu bereketli topraklar, şimdi de Türkiye’ye büyük bir gurur daha kazandırdı: UNESCO’nun ilk “Edebiyat Şehri” oldu. Bu tarihi unvan, yalnızca Kahramanmaraş’ın değil; edebiyatımızın, kültürümüzün ve bu topraklarda biriken sözün değerini bir kez daha hatırlattı. Bizi gururlandıran bu başarının izini sürmek, ardındaki emeği ve hikayeyi öğrenmek istedik. Kahramanmaraş’ın bu önemli noktaya nasıl ulaştığını, hangi çalışmalarla bu unvana layık görüldüğünü ve edebiyat geleneğini nasıl canlı tuttuğunu merak ettik. Litros Sanat olarak, biz de bu başarının tarihimize kazınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle kentin edebi yolculuğunu yakından takip eden isimlerle bir araya geldik. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Kültür, Spor ve Turizm Dairesi Başkanı Duran Doğan ve usta yazarlar; Kadriye Kırdök, Necip Tosun ve Selim Somuncu ile Kahramanmaraş’ın UNESCO’ya uzanan serüvenini, kentin edebiyatla kurduğu kadim bağları ve bu unvanın Kahramanmaraş için ne ifade ettiğini anlattı. Kahramanmaraş'ın UNESCO yolculuğu Litros Sanat’ta. 

Kahramanmaraşlı yazarların üretme cesaretini arttırıyor

 Kadriye Kırdök (Yazar): Kahramanmaraş resmi olmasa da belleklerde edebiyat şehri olarak yıllardır yer etmişti.  UNESCO “Edebiyat Şehri” olarak 31.10.2025’te tescillenmesi ile resmiyet de kazandı. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyemizin Kültür Spor ve Turizm Dairesi Başkanlığı bu süreci 9 yıl önce başlatmıştı. Bu zaman zarfında hem belediye hem biz yazarlar ve sivil toplum kuruluşları sürece hizmet edecek birçok çalışmalar, projeler yaptık, sahada çalıştık. Elbette bu edebiyat dokusu şehirde doğal olarak vardı ama bunu tescilleme sürecinde olduğumuzun da farkındaydık. Şahsım adına söyleyecek olursam 23 yıldır bu camiada bir kadın yazar olarak bir çok eser yazdım; yazdıklarımdan zaman zaman ödüller aldım ve edebiyata hizmet eden  iki dernek kurdum. Biri Kitap Yaprağı Eğitim Gelişim ve farkındalık Derneği. Bu dernekle sayısız köy okuluna kütüphane kurduk. Derneğimizin kitap kafesinde sayısız kültürel faaliyetler gerçekleştirdik. Depremle beraber dernek ofisimiz ve tüm malzememiz enkazda kaldı. Yönetim kurulu üyelerimizden şehit verdiklerimiz oldu. Şehir yeniden inşa edilirken biz edebiyatçılar da durmadı. Acılarımızı yüreğimize gömdük ve devam ettik. Depremden sonra yeniden bir dernek kurdum. Ulusal Kadın Yazarlar Derneği; amacı  kısaca kadının yazım hayatındaki sorunlarına çözüm bulmak, sanatın içinde daha etkin var olmasına vesile olmak. Bütün bunları UNESCO’ya girmeyi amaçlayarak yapmadım. Şehirde edebi anlamda yaptığımız faaliyetlerden sadece birkaçı bunlar. Şehirde çok sayıda yazar var. Kimi  köşesinde sessizce  sadece yazısını  yazar, kimi de hem üretir hem de  sahada aktif olarak çalışır ve sanata hizmet eder.  Bütün bu etkenler UNESCO’ya girmemizde  en temel malzemeler. Belediyemizin kültür birimi desteği ile  Kahramanmaraş Sütçü Üniversitesi’nden bir ekibin hazırladığı dosya gönderildi ve sonucu bugün kutluyoruz.  Depremin bütün zorlu şartlarına rağmen belediyemizin ve sivil toplum kuruluşların, yazarların vazgeçmeden üretmeleri sonucu geldi bu başarı. Kahramanmaraş’ın UNESCO Edebiyat Şehri seçilmesi, şehrin kültürel kimliğini güçlendirerek edebiyatı şehir yaşamının merkezine taşıyacak; geleneksel edebi mirası modern kültürel üretimle buluşturup, Kahramanmaraş’ı uluslararası alanda daha saygın ve görünür bir kültür şehri haline getirecek. 

 “Edebiyat Şehri” unvanı güçlü bir destek

UNESCO’nun “Edebiyat Şehri” unvanı, Kahramanmaraşlı yazarlara uluslararası alanda görünür olma, yabancı şehirlerle ortak projelere katılma ve eserlerinin farklı dillere çevrilme fırsatı sunuyor. Bu unvan sayesinde şehir, yaratıcı yazarlık atölyeleri, genç yazar programları, edebiyat rezidansları ve çeviri destekleri gibi fonlara daha kolay erişebiliyor. Böylece hem profesyonel eğitim imkanları hem de yurt dışı yazı konukluğu gibi prestijli deneyimler yazarların önüne açılıyor. Aynı zamanda yerel yayınevlerinin güçlenmesi, kitap fuarlarının büyümesi ve kültürel hayatın canlanmasıyla yazarlar daha geniş bir okur kitlesine ulaşma şansı buluyor. Kısacası bu unvan, Kahramanmaraşlı edebiyatçılara hem dünyaya açılan bir kapı hem de üretme cesaretini artıran güçlü bir destek niteliği taşıyor.

UNESCO unvanı sonrasında Kahramanmaraş’ta edebiyatı daha görünür kılmak için sürdürülebilir bir kültür vizyonu oluşturmak çok önemli. Şehirde düzenli edebiyat festivalleri, uluslararası yazar buluşmaları, genç yazarlara yönelik yaratıcı yazarlık atölyeleri ve okul-kütüphane iş birlikleri hayata geçirilmeli. Yerel yazarların eserlerinin çeviri programlarıyla dünyaya açılması desteklenmeli; şehrin sokaklarında, müzelerinde ve tarihi mekânlarında edebiyat temalı sergiler, şiir durakları ve açık hava okuma günleri gibi halka dokunan etkinlikler kurulmalı. Ayrıca, Kahramanmaraş’ın zengin edebi mirasını dijital platformlara taşıyan arşiv ve belgesel projeleriyle şehir, edebiyat kimliğini hem bugüne hem geleceğe taşımış olur.

Edebiyatla yoğrulmuş bu topraklar artık küresel ağa bağlı

Kahramanmaraş’ın UNESCO tarafından “Edebiyat Şehri” seçilmesi, hem şehir hem de yazarlar için yeni bir dönemin kapısını açtı. Bu unvan; Kahramanmaraş’ın edebi mirasını dünya sahnesine taşıyarak uluslararası görünürlüğünü artırıyor, kültürel etkinliklerin çoğalmasına ve yaratıcı alanların güçlenmesine öncülük ediyor. Şehre kültür turizmi, ekonomik hareketlilik ve uluslararası misafir akışı kazandırırken; edebiyat festivalleri, atölyeler ve sanat programlarıyla sosyal hayatı da canlandırıyor. Yerel yazarlar için yeni işbirlikleri, çeviri fırsatları ve yayın olanakları doğuyor. Edebiyatla yoğrulmuş bu topraklar artık küresel bir ağa bağlı; bu da hem bizim üretme motivasyonumuzu yükseltiyor hem de Kahramanmaraş’ın geleceğini edebiyat merkezli güçlü bir vizyonla şekillendiriyor.

Onlarca yıllık edebiyat birikiminin bir sonucu 

 Duran Doğan (Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Kültür, Spor ve Turizm Dairesi Başkanı): UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı, Birleşmiş Milletler Çatısı altında 2004 yılında kuruldu. Bu ağ, edebiyat, müzik, tasarım, gastronomi, zanaat ve el sanatları, medya sanatları, film ve mimari gibi alanlarda kültür odaklı kalkınmayı destekleyen küresel bir ağdır. 100’den fazla ülkeden 400’ü aşkın şehri bir araya getirmektedir. 

Kahramanmaraş, güçlü şiir ve edebiyat geleneği, “Yedi Güzel Adam” kuşağı, zengin dergi ve yayıncılık kültürü, kitap fuarı ve okur hareketliliğiyle, Büyükşehir Belediyemizce hazırlanan kapsamlı bir başvuru dosyası sayesinde UNESCO tarafından “Edebiyat Şehri” unvanına layık görüldü.

Bu unvan, bir günde kazanılmış bir başarı değil; onlarca yıllık edebiyat birikiminin ve son yıllarda planlı biçimde yürüttüğümüz kültür politikalarının sonucu. Kahramanmaraş uzun süredir “edebiyatın başkenti” olarak anılıyordu; güçlü şairler, yazarlar, dergiler, kitap fuarı ve çok canlı bir okur topluluğu var. Biz UNESCO sürecinde bu birikimi sistematik bir dosyaya dönüştürdük, somut projelerle destekledik ve şehrin edebiyatla kurduğu organik ilişkiyi görünür kıldık.

UNESCO “Edebiyat Şehri” unvanı, Maraş’ın kendisi hakkında yıllardır hissettiğini dünyaya ilan ediyor: “Bu şehir, edebiyatla düşünür, edebiyatla nefes alır, edebiyatla iyileşir.” Özellikle deprem sonrasında edebiyatın hafızayı onaran, acıyı dönüştüren ve insanı yeniden ayağa kaldıran gücünü çok yakından gördük. Bugün geliştirmekte olduğumuz “TT4T: Yarın İçin İkiz Dönüşüm” projesiyle de matbaadan müzeye, dergiden sergi mekanına kadar kültür alanının dijital ve çevre dostu dönüşümünü desteklemeyi hedefliyoruz. Böylece şehrin kültürel kimliğini yalnızca “geçmişe bakan” değil, aynı zamanda dijital, yeşil ve yenilikçi bir eksende geleceğe hazırlayan bir çerçeve kuruyoruz.

Bundan sonra Kahramanmaraş’ı  tarif ederken “dondurma, bakır, tarhana” demeyeceğiz

Bundan sonra Kahramanmaraş’ı tarif ederken sadece “dondurma, bakır, tarhana” demeyeceğiz; “Türkiye’nin Edebiyat Şehri veya UNESCO Edebiyat Şehri” diyerek, şehrin kalbindeki edebiyat damarını ve yeni nesil kültür vizyonunu da birlikte anlatacağız. Her şeyden önce bu unvan, şehirdeki tüm edebiyat ilgililerine çok net bir mesaj veriyor: “Yaptığınız iş, yalnızca yerel bir çabanın ötesinde, dünya ölçeğinde anlam ve değer taşıyor.” Deneyimli yazar ve şairler için bu unvan; çeviri imkanları, uluslararası festivaller, ağlar ve ortak projeler anlamına geliyor. Gençler için ise çok daha duygusal bir tarafı var: Artık bir lise veya üniversite öğrencisi, “Ben UNESCO Edebiyat Şehri’nde yaşıyorum” diyerek kalemini eline alacak. Bu, başlı başına özgüven veren bir ifade bence.

Bu özgüveni somut zemine taşımak için “WSP – Yazar Destek Programı”nı başlatacağız. Depremden etkilenen Kahramanmaraş ve çevresindeki 4 şehirde yaşayan yazarları desteklemeyi hedefleyen bu programla: Seçilen yazarlara yayın, mentorluk, eğitim ve finansman desteği sunacağız; Eserlerini okurla buluşturacağız; Programa doğrudan katılmayanları ise yarışmalar ve açık çağrılar yoluyla görünür kılacağız; Her yıl çeşitliliği gözeterek en az 20 yazarı destekleyeceğiz. Dolayısıyla bu unvan, sadece bir prestij cümlesi değil; yazar ve şairler için gerçek anlamda altyapısı, fonu ve programı olan bir destek mekanizmasına dönüşecek.

“Yedi Güzel Adam” kuşağı, Kahramanmaraş’ın UNESCO Edebiyat Şehri olmasında adeta omurga rolü oynuyor. Onlar yalnızca birer şair ya da yazar değildi; aynı zamanda bir dünya görüşü, bir dostluk iklimi, bir okuma ve düşünme disiplini inşa ettiler. Cahit Zarifoğlu’ndan Erdem Bayazıt’a, Rasim Özdenören’den Mehmet Akif İnan’a uzanan bu kuşak; Maraş’ta dergiler, yayınevleri, sohbet halkaları ve dost meclisleriyle “edebiyatın hayatın tam ortasında olduğu” bir atmosfer kurdu. Bugün şehirde Yedi Güzel Adam’ın ismine nispet edilen müze bu mirasın eseri; UNESCO dosyasında da bu miras önemli bir dayanak olarak yer aldı.

Yedi Güzel Adam Maraş’ı bütün ülkeye açtı 

Yedi Güzel Adam, yerel olanı evrensel bir dile çevirmenin en güzel örneği. Onlar Maraş’ın insanını, taşını, sızısını ve neşesini modern şiir ve hikaye diliyle bütün ülkeye açtılar. Bizim bugün UNESCO Edebiyat Şehri olarak aldığımız unvan, aslında onların açtığı yolda ilerleyerek, bu hikayeyi bütün dünyaya taşımak olacak. Bu unvanı bir tabeladan ibaret bırakmamak için, edebiyatı hem şehir içinde hem de ulusal ağlar içinde görünür kılan projelere odaklanmamız gerekiyor. Ayrıca şunu ifade etmek isterim; Kahramanmaraş Türkiye'nin Edebiyat Şehri. Bütün planlarımızı buna gore yapıyor, şehri buna göre konumlandırıyoruz. Burada başvuru dosyamızda da sunduğumuz  iki düzlemden söz edebilirim: şehir içi dönüşüm ve şehirler arası işbirliği.

Şehir içi dönüşüm için:

- TT4T: Yarın İçin İkiz Dönüşüm ile matbaalardan müzelere kadar pek çok kültürel aktörün dijital araçlar ve çevre dostu uygulamalarla güçlenmesini hedefliyoruz. Her yıl 5 kuruluşa özel danışman atanacak, teknik ve kısmen finansal desteklerle kültür kurumlarının daha dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması sağlanacak.

- WSP: Yazar Destek Programı ile hem Kahramanmaraş’ta hem depremden etkilenen çevre illerde edebiyat üretiminin kesintiye uğramaması, aksine güçlenerek devam etmesi için yazarları destekleyeceğiz.  Şehrin kendisini bir “açık hava kütüphanesi”ne dönüştüren şiir durakları, edebiyat rotaları, QR kodlu sokak uygulamaları ve çocuk-genç odaklı okuma/yazma atölyeleri de bu dönüşümün önemli parçaları olacak.

Şehirler arası iş birliği için:

- Tandem+: Alanlar Arası Kültürel Sinerji projesiyle Türkiye’deki UNESCO Yaratıcı Şehirleri arasında yaratıcı iş birlikleri kurmayı amaçlıyoruz. Örneğin:
  * Kütahya’nın çini sanatı ile Maraş’ın ahşap oymacılığını buluşturan yeni tasarımlar,
* Kırşehir’in Bozlak geleneği ile Maraşlı âşıkların müziğini harmanlayan yeni müzikal deneyimler…
  

Bu üretimler Maraşlı yazarlar tarafından belgelenecek ve hem dijital hem basılı yayın serilerine dönüştürülecek.

Böylece UNESCO unvanı, yalnızca bir “onur başlığı” değil, somut projeler ve kalıcı iş birlikleriyle yaşayan bir programa dönüşmüş olacak.

Kahramanmaraş, Türkiye’nin ilk “UNESCO Edebiyat Şehri” oldu. Bu, Türkiye edebiyatının dünyaya açılan penceresine yeni bir çerçeve ekliyor. Artık dünya, yalnızca büyük metropolleri değil, Anadolu’nun bir şehrini de edebiyat üzerinden tanımaya başlayacak.

Biz bu unvanın uluslararası etkisini güçlendirmek için özellikle üç büyük girişim tasarladık:

- WoNa /World Narrators Program (Dünya Anlatıcıları Programı):

Sözlü anlatım geleneklerini merkezine alan yıllık bir festival ve sergiler dizisi olacak. Farklı ülkelerden hikâye anlatıcıları, sanatçılar ve uzmanlar Kahramanmaraş’ta buluşacak; performanslar, paneller ve atölyeler düzenlenecek. Her yıl katılımcı şehirlerden gelen hikayeler, maskeler, kostümler ve müzik aletleri, oluşturacağımız müzede arşivlenerek kalıcı bir hafıza oluşturacak. 

- WeCreate:

Göçmenler, mülteciler ve yerel sanatçıları bir araya getirerek göç hikâyelerini sanat yoluyla görünür kılmayı hedefleyen çok katmanlı bir proje. Göçmen ve mülteciler kendi yaşam öykülerini yerel sanatçılarla paylaşacak; bu anlatılar şarkılara, kısa filmlere, edebi metinlere ve görsel eserlere dönüşecek. Üretimler her yıl Dünya Mülteciler Günü ve Uluslararası Göçmenler Günü etrafında sergilenecek. Çıktılar arasında dijital bir arşiv, çok dilli bir kitap ve uluslararası dolaşıma uygun sergiler yer alacak. Böylece Kahramanmaraş, göç ve kültürel uyum alanında yaratıcı bir merkez rolü üstlenecek.

- CW – The City of Writers / The Writers of the City:

Her yıl iki dönem, her defasında iki yazara üç ay süreyle konaklama ve maddi destek sağlayacak bir yazarlık burs programı tasarlıyoruz. Yazarlar özellikle UCCN şehirlerinden, Afrika ve Türk Dünyası’ndan seçilecek; hem kendi projelerine odaklanacak hem de Maraş’ta edindikleri izlenimleri yeni metinlere dönüştürecekler. Atölye, panel ve okuma etkinlikleriyle yerel halk, öğrenciler ve diğer yazarlarla buluşacaklar. Ortaya çıkan eserlerin Türkçeye çevrilmesi ve yayımlanması talep hâlinde belediye tarafından desteklenecek.

Bu üç girişim, Kahramanmaraş’ın yalnızca kendi hikayesini anlatmadığını; aynı zamanda dünyanın hikayelerini de dinleyen, arşivleyen ve yeniden üreten bir edebiyat şehrine dönüştüğünü gösterecek. Bu da Türkiye’nin edebiyat alanındaki uluslararası görünürlüğünü hem çeşitlendirecek hem derinleştirecek. Kısacası, bu unvan bizim için bir son değil; edebiyatla şekillenen yeni bir başlangıç çizgisi diyebiliriz.

Türk edebiyatına pek çok önemli isim kattı 

 Necip Tosun (Yazar): Edebiyata girdiğim günden bu yana en çok adını duyduğum şehir olan Kahramanmaraş’ın üzerimde efsanevi bir etkisi oldu hep. Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Alâeddin Özdenören, Erdem Bayazıt, Ali Karaçalı, Necip Evlice… Etrafımdaki herkes neredeyse Maraşlıydı. Türk edebiyatına pek çok önemli ismi katmış olan Kahramanmaraş son yıllarda çıkardığı dergiler, düzenlediği paneller, edebiyat festivalleriyle “UNESCO Edebiyat Şehri” ünvanını çoktan hak etmişti. Kahramanmaraşlı edebiyatçılar kuşkusuz yedi güzel adamla sınırlı değildi. Maraş pek çok sanatçı ve yazar yetiştirmiş bir kültür ve edebiyat şehriydi.

Bu unvanı almak yanında bunu “korumak” da önemli. Bu anlamda Kahramanmaraş’a daha büyük bir sorumluluk ve görev yüklenmiş oldu. Kuşkusuz bu ünvanla şehrin uluslararası tanınmışlığı artacak, edebiyat ve kültür faaliyetleri destek görecek, uluslararası sanatçılar ve edebiyatçılar onun düzenlediği etkinlikte yer almak isteyecekler. Diğer yandan muhtemelen UNESCO artık Kahramanmaraş’ı daha yakından takip edecektir. Bu yüzden Kahramanmaraş bundan sonra çıtayı bir üste çıkarmak durumundadır. Şehirde bu potansiyel fazlasıyla var…

Maraş dünyayla rekabet etmeye başlayacak 

 Prof. Dr. Selim Somuncu (Yazar): Kahramanmaraş Türkiye’nin ilk edebiyat şehri olarak UNESCO yaratıcı şehirler ağına dahil oldu. Uzun ve yorucu bir süreçten sonra, yaklaşık on yıllık bir hazırlık süreciyle şehrin adaylık süreci, ağa dahil olmasıyla tamamlandı.

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil olmak, Kahramanmaraş’a uluslararası çapta önemli bir prestij kazandıracaktır. Edebiyat şehri unvanını taşımak, Kahramanmaraş için küresel ölçekte tanınırlık sağlayacak; bu yalnızca turizmle sınırlı kalmayıp kültür endüstrisi bağlamında da şehirde ciddi anlamda yatırım, kültürel ve sanatsal etkileşim ortamı oluşturacaktır.

Edebiyat Ağı, bu alanda güçlü şehirleri bir araya getiren özel bir platformdur. Sanata özgü yapısıyla kültür ve sanat merkezli bir nitelik taşır. Bundan sonra Kahramanmaraş, edebiyat alanındaki vizyonu ile Edinburgh, Dublin, Hidelberg, Prag, Manchester, Milan gibi diğer dünya şehirleriyle birlikte anılacak. Ağa dahil olmayla başlayan bu yeni dönem, yaratıcı sektörün gelişmesine ve şehre yeni fırsatlar getirmesine katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda sektörel markalaşma için edebiyat ağı ve UNESCO önemli bir zemin sunmaktadır.

Bu unvan, elde edildikten sonra tamamlanan ve duvara asılan bir başarı belgesi şeklinde anlaşılmamalı. Aslolan devrim yapmak değil, devrimi ayakta tutmaktır, sözünden hareketle şehrin ve yöneticilerin önünde uzun soluklu bir süreç olduğunu hatırlatmakta fayda var. Ağa dahil olmak, çok sayıda şehirle tanışma, iş birliği kurma, yatırım çekme ve fon bulma açısından da önemli fırsatlar yaratacaktır. Ayrıca bu markalama, şehrin bugüne kadar yaşadığı uluslararasılaşma ve profesyonelleşme gündemini revize etmesi için de etkili bir araç olabilir.

Maraş uluslararası düzeyde üreten bir şehre dönüşecek

UNESCO’nun öncelikleri arasında yalnızca ilan edilen yaratıcı alanın değil, diğer yaratıcı alanların da bir bütün halinde gelişmesi önemsenir. Bu nedenle musiki, gastronomi, sinema ve el sanatları gibi alanların edebiyatla birlikte güçlenmesi son derece değerlidir. Böylesi bir süreç, şehirdeki şair ve yazarlara da önemli katkılar sağlayacaktır. Daha spesifik söylemek gerekirse uluslararası görünürlük, yurt dışı kitap fuarlarına katılım, çeviri destekleri, uluslararası yazar ağlarına erişim, yaratıcı projeler ve hibe fırsatları, yazar ve şairlerin potansiyelini geliştirecek ve şehrin kültürel diplomasisine katkı sunacaktır. Yaratıcı ağa dahil olmak, kentin kültür endüstrisi için stratejik bir kaldıraç görevi görebilir. Ancak bu dönüşüm kendiliğinden gerçekleşmez. Kahramanmaraş, artık sadece geçmiş mirasıyla övünen değil, uluslararası düzeyde kültür ve sanat projeleri üreten bir şehre dönüşecektir. Aslında özetlemek gerekirse, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı başvuru dosyası bir vitrindi. Bu vitrinde şehre dair görünür kılmak istediğimiz tüm unsurların yer alması istenmişti. Ağa dahil olduktan sonra ise bu vitrinin kesintisiz bir şekilde sürekli canlı tutulması ve çok daha yoğun bir şekilde güncellenmesi gerekecek. Tüm bu oluşan sinerji, kentsel ölçekte anlamlı bir toplumsal farkındalık ve kültürel, sosyal etkileşim yoğunluğu üreterek şehirde belirgin bir etki alanı oluşturacaktır.

Helin GÜVEN
Helin GÜVEN

  Gazeteci ve editör. 4 Temmuz 2001 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini İstanbul Arel Üniversitesi’nde %100 başarı bursu ile tamamladı. Yeni medya ve iletişim mezunu, sektördeki ilk staj eğit ...

Yorum Yaz