Organik olma hali

Köşe Yazıları

Organik olmaya bir başka açıdan bakmayı deneyelim. Kendi orijininden çıkararak, sosyal ve kültürel zemine oturtarak, metaforik bakarak, bize ne tür bir boyut ve derinlik katacağına odaklanarak. Zira bazı teknik terimlerin sosyal ve kültürel alanda kullanımı kendiliğinden mümkün hale gelebiliyor.

Bilindiği üzere organik olma, orijininde tarım ve gıda üretiminde kullanılıyor. Yani, kimyasal gübreler, hormonlar türünden yapay girdiler kullanılmadan üretilen ürünler anlamına geliyor. Bundan da hedef; çevreye duyarlı usullerle toprak sağlığını koruyarak biyolojik çeşitliliği özendirmek ve bunun devamlılığını sağlamak. Aslında insan sağlığına yönelik bütün tahribatların başlangıcı da buraya dayanıyor. Beslenmeye olan müdahale ve organik olmaktan uzak olan gıdalar hastalığı, hastalıklar sağlık sektörünü besliyor ve ilaç sanayi devreye giriyor. Bu durum kendi içerisinde bir döngüyü oluşturuyor ve aslında birbirlerini besliyor. Zararı ise tümden insana oluyor.

Bu bilgileri mukaddime babında yazmış olalım. Organik olma halini sosyo kültürel bağlamında nasıl kullanabiliriz? Sosyal hayatta organik olmama durumu ne türden tehlikeleri barındırıyor? Bu alanda geliştirilen tedbirler nelerdir? Organik olmayan kuruluşlar insanlığı nereye götürür? Sevk ve idarede ne türden manipülatif noktalara sebebiyet verebilir? Organik bir kuruluş süreç içerisinde yörüngesinden çıkarsa ne olur? Organik olma halinin devamı neler kazandırır nelerden korur? 

Kavramın sosyo kültürel bağlamı ile ilgili boyutunu şu şekilde anlamak gerekir. Organik olmaktan kasıt; doğal, kendiliğinden gelişen veya dış etkenlerden büyük ölçüde bağımsız oluşan süreçler üzerinden ilerleyen anlamında.  Sözgelimi bir kuruluş organik bir büyüme gösteriyorsa dışsal müdahale olmadan, doğal olarak gelişen bir büyüme anlamına gelir ki sağlıklı olan da budur. Organik doğmuş bir sivil toplum kuruluşun bir iktidarın veya bir holdingin lojistiğine bağlı olarak gelişiyorsa özgürlüğü başta olmak üzere birçok özelliği zaten kendiliğinden ortadan kalkmış demektir. Zira bu destek yok olduğunda o kuruluşun yeniden organik hayata dönmesi söz konusu değildir. Veya bizatihi ticari işlere girişmesi sebebiyle vergi dairesine bağlı olan bir tasavvufî yapılanma organik olmaktan uzaklaşmış demektir.

Bir teşkilat yapısının ve işleyişinin esnek ve dinamik olması da organik olma hali ile ilgili sayılır. Zira organik olma; değişen çevresel koşullara ve karmaşık problemlere daha hızlı ve etkili bir şekilde cevap verebilmeyi gerektirir. Diğer taraftan daha düz ve yatay hiyerarşiye sahip olduklarından bu durum hem karar alma süreçlerini hızlandırır hem de gönüllülerinin fazladan sorumluluk almasını sağlar. Bilgi akışı yatay ve serbestçe dolaştığından paylaşımı ve inovasyonu destekler. Sosyo-kültürel değişikliklere, belirsizliklere ve değişen şartlara daha kolay intibak ederler. 

Tümüne yönelik bir değerlendirme ve sonuç cümlesi yazmamız gerekirse; organik beslenmenin insanı nasıl hastalıklardan koruyucu özelliği varsa sosyal bir varlık olarak bireyin bu hali de aynı rolü ifa eder ve varlık sebebine uygun bir şekilde hayatını sürdürmesine sebep olur. Benzer şekilde özellikle sivil toplum kuruluşları için de aynı durum geçerlidir. Organik olanların kökü derinlere inebilir, yatay ve dikey gelişebilir, esnekliği yüksektir. Dış müdahalelerden çok fazla etkilenmez kendi doğasında yürüyüp gider. Güncel olduğu için örnekleyecek olursak Gazze’de mücadele eden Hamas, organik yanı ağır basan bir örgüt olduğu için tüm dünyada doğal taraftarı olabiliyor. Hizbullah ve/veya İslami Cihad örgütü ise aynı durumda olamıyor. İşin merkezinde organik olma halinin varlığı yatıyor.  Benzer bir durum şehirleşme ve mimaride kendini gösterebilir. Organik dokuya sahip, kendinden oluşmuş şehirlerde fiziksel dokunun şekillenmesi o dokuda yaşayanların katılımıyla gerçekleşir, sosyal ve kültürel hayat mimari biçimlenmeye yansıyarak mekânsallaşır. Şehrin sosyo-kültürel verileri, mekân kültürünü yansıtırken; iklim, bölgedeki yerel malzemeler, ekonomik ve doğal koşullar da fiziksel farklılaşmaları ortaya çıkarır. Böylece bu özellikler mimaride ve şehirde doğal farklılıklar olarak belirir. Bu da şehrin kendine özgü bir mimari dokusu ve kimliğini ortaya çıkarır.

Netice olarak organik olma hali ve bunun devamlılığı hem beslenmeyi sağlıklı şekilde yürüten hem de sosyal ve kültürel çevrenin oluşmasındaki doğallığı ortaya çıkaran temel hususların başında gelir. Kavramın orijini ile sosyo-kültürel anlamı birbirlerine muvazi bir metaforik birliktelik ortaya çıkarıyor.

Yorum Yaz