Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
Savaşlarda ekmeksiz bırakılan çocuklarımızın arkadaşları ülkelerinden getirdikleri unları ve suları her yıl bu festivalde ülkemize getiriyor, bizler de memleketimizin mayasını katıyor ekmek yapıyoruz.
Barış ve ekmek. Bu iki kelimenin birbiriyle ilişkisi nedir? Olmalı mıdır? Ekmek tarihsel anlamda dünyanın her yerinde bir besin kaynağıdır. Temel malzemeleri; un, su ve mayadır. Ekmek huzurla piştiğinde ve paylaşıldığında, fırından mis gibi bir koku yayıldığında orada bir sulh ortamından ve esenlikten söz edebiliriz. Savaş ortamlarında katil bazı devletlerin ekmek fırınlarını vurduğunu görüyor olmamız da belki de tümden bir huzuru aleve vermek isteği içeriyor olabilir. Bizim kültürümüzde ise ekmeğin birkaç anlamı olabilir. Ekmek kutsaldır. Sözü biten bazı kişiler ekmek üzerine yemin ederler. Ekmek, emektir, nimettir, berekettir, tarladan fırına ve sofraya kadar tertemiz bir alın teridir. Bir babanın koltuk altına aldığı ekmeğiyle evine gitmesi adeta ibadet gibidir ve bir arınma unsurudur. Barış ve ekmek doğrudan organik anlamlarla örülmemiş olsa da birbirinden anlam olarak hiç kopamayacak iki kelimedir. Nasıl diyordu şair Cahit Sıtkı Tarancı ve nasıl benzetmeler içeriyordu anlatımı hatırlayalım.
“Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!”
Bu iki kelimenin birlikteliğinin yapılan bir organizasyon ile nasıl kol kola girdiğinden tarihsel süreçle ilgili notlarımı aktararak yazmak istiyorum. Tabi ki Uluslararası Barış Ekmeği Festivali’nden bahsediyorum. Aslına bakarsanız bu haberle ilgili soğuk bir dosya haber yerine 16 yıllık festivaline 10 yılının içerisinde bulunmuş bir kültür insanı olarak gözlemlerimi ileteceğim.
Kültürel devlet politikası
Öncelikle Esenler Belediye Başkanı’nın kültür sanat projeleri içerisindeki en başarılı ve istikrarlı projesini 16.’si gerçekleştirilen Uluslararası Barış Ekmeği Festivali olduğunu düşünüyorum. Festival 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını bir festivale dönüştürmek ve bayramın uluslararası boyutunu ön plana çıkarıp tüm dünya çocuklarıyla buluşmayı hedefliyor. TİKA ile yıllara varan işbirliği de hem organizasyonun devamlılığı hem de kültürel bir devlet politikası olması gibi bir yön barındırıyor. Savaşlarda ekmeksiz bırakılan çocuklarımızın arkadaşları ülkelerinden getirdikleri unları ve suları her yıl bu festivalde ülkemize getiriyor, bizler de memleketimizin mayasını katıyor ekmek yapıyoruz.
Konseptler ve dünya ülkeleri
Bir organizasyona ya da festivale tema bulmak ve o temanın çevresinde şekillenmek hem özel hem de zor bir iş yürütme biçimidir. TİKA ve Maarif işbirliği içerisinde yürütülen Uluslararası Barış Ekmeği Festivali’nin birbirinden özel ve renkli konseptleri çıkmıştır. “Çanakkale Şehitleri’nin Torunlarıyla Barış Ekmeği’ni Esenler’de Pişiriyoruz”, “Avrasyanın Çocukları”, “İpek Yolu’nun Çocukları”, “Dünyanın Yetenekli Çocukları”, “Direnişin Çocukları”, “Arap Baharı’nın Çocukları” ve “Türk Dünyasının Çocukları” gibi farklı coğrafyalar ve temalar belirlenmişti. Bu konseptler çocukları bir tema etrafında buluşturuyor ve sahne performanslarıyla bu belirleyici oluyor.
KUTU…
Geziler, resmi ziyaretler ve Barış Filmi
Bir haftalık maratonda gelen dünya çocuklarına Türk kültürünün farklı yönleri anlatıldı ve tanıtıldı. Yıllara dayanan festivalde çok önemli resmi ziyaretlerde bulunuldu. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan dönemin TBMM Başkanlarına ve ilgili bakanlarına ve valilerine kadar çok önemli isimler bu heyecana ortak oldular. Bu ziyaretlerde çocuklara baktığımızda ülkesinin yükü omuzlarında olan bir çift parıldayan gözün sıcaklığını hissediyor gibiydik.
Her festivalde profesyonel ya da amatör çok önemli izler bırakan barış filmlerie şahit olduk. Bu filmler kısa metinler ve senaryolarla çocukların bir haftalarını izleyerek ortaya koyulan ve bize festivali hissettiren prodüskyonlardı. Tüm bunları Esenler Kültür Youtube kanalından izleyebilir, festivalin bazı ana sahne programlarını ise Şehir Ekranı Youtube kanalından izleyebilirsiniz. Bu notu ekledikten sonra yapılan bir Barış filminde Kosova’dan gelen kardeşimizin şu sözleriyle sizi baş başa bırakmak istiyorum. Bu sözlerde Kolombiya’dan bir çocukla Ukraynalı bir çocuğun sahici ve sarsılmaz bağını hissediyoruz.
“Gönül? Hiç duymamıştım bu kelimeyi, Türkiye’deki rehberimize sordum hemen. Gönül, tam karşılığı yalnızca Türkçede olan bir kelimeymiş. Ne anladığımı tam olarak anlatamam ama ne hissettirdiğini anlatabilirim belki. "Gönül" hem sevmenin hem sevilmenin adıymış. Sadece kalple değil, gözle, sesle, hatta susarak bile konuşulabilen bir yer varmış insanda. İşte Türkçede ona “gönül” denirmiş. Hatta gönülden gönüle bir yol olduğunu söyleyen bir halk ozanı bile varmış burada. “Gönül”ü anladığım an, misafir değildim artık.”
Barış Filmini izlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=oh0n1PfO4yc
Barış Filmini izlemek için: https://www.instagram.com/reels/DIyKdPJM34f/
Barış duvarı ve Dünya liderlerine ekmekli mektup!
Esenler’e yıllardır gelen çocukların bir diğer ortak özelliği de Esenler Sanat Evi’nin sanat atölyelerine katılıp birlikte sanat eserleri üretmiş olmaları diyebilirim. Bu atölyeler esnasında tüm dünyaya olan barış mesajlarını bir duvara çizdikleri tablolarla yansıtıyorlar. Bazen 15 Temmuz Şehitleri’ni anarken bazen de Gazze’deki çocuklara selam yolluyorlar. Onların gönüllerinden geçen duygularının yağlı boyayla buluşması başka alemlere götürüyor herkesi.
Programın en önemli ve hiç vazgeçmeden yapılan ‘eylemi’ ise çocukların birlikte pişirdikleri ekmeklerinden bir parçayı yazdıkları barış mektubuyla birlikte dünya liderlerine gönderiyor olmaları. Çocuklar değişti, ülkeler değişti, yıllar geçti, bombalar susmadı fakat bu ‘eylem’ hep sahiciliğini ve samimiyetinini korudu. Bu “eylem” Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) şu hadisini hatırlatıyor bana: "Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin (kötülükten nefret etsin) ki bu, imanın en zayıf derecesidir."
Devlet aklı “Dünyada Sulh” dedi
İnandığımız değerler, atalarımız, yaşadığımız bu coğrafya bize barış içerisinde yaşamanın hakikatini hep öğretti. Öğrendiklerimizi tekrarlamazsak ve ısrar edemezsek ciddi bir kültür inşa edemeyeceğimizi artık hepimiz biliyoruz. Kültürü 3 yıl sonrası için değil 300 yıl sonrası için inşa ettiğimizi unutmayan devletimizin değerli organlarının bu festivalin devam edip dünyada barış için ısrarlı bir rota çizdiğini hissettik. Bu meseleyi de 16 Uluslararası Barış Ekmeği Festivali’nin final programına katılan; Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, TİKA Başkanı Abdullah Eren ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın sözlerinde tekrar hissettiğimizi düşünüyorum. Son olarak onların duygularına kulak kabartalım.
Geleceği dünya çocuklarıyla birlikte kurgulayacağız
Abdullah Eren (TİKA Başkanı): “TİKA olarak 16 yıldır bu projenin bir paydaşı olmaktan mutluluk duyuyoruz. Kurum olarak Türkiye’nin hem merhamet elini hem stratejik aklını dünyanın dört bir tarafına taşıyor. ‘Her şey bir tebessüm için’ sloganıyla dünyanın neresinde olursak olalım o ülkenin gençleri ve çocukları için çalışıyoruz. O çocukların yüzünde bir tebessüm oluşsun ve birlikte bir gelecek kurgulayalım diye bu çalışmaları yapıyoruz. Barış Ekmeği Festivali için Esenler’e teşekkür ediyorum. Buradaki çocukları 1 hafta boyunca çok güzel ağırladılar. Biz TİKA olarak memnunuz, bundan sonrada festivale desteğimiz devam edecek. Değerli çocuklar, hepinizi çok seviyoruz. Sizlerin bulunduğu ülkelerin hepsinde TİKA var. Başkentlerinizde TİKA’nın sizin için yaptığı çalışmalar var. Oralardan geçerken de bir selam verirseniz memnun oluruz.”
Tüm dünyaya güçlü bir mesaj veriliyor
Mehmet Fatih Kacır (Sanayi ve Teknoloji Bakanı): “Bugün bizleri bir araya getiren bir diğer anlamlı program ise Barış Ekmeği Festivali’dir. Esenler Belediyemizin uzun yıllardır büyük bir özveriyle sürdürdüğü bu etkinlikte, dünyanın farklı ülkelerinden gelen çocuklarımız kendi ülkelerinin ununu ve suyunu getirerek Anadolu’nun mayasıyla buluşturmakta ve tüm dünyaya güçlü bir barış mesajı vermektedir. Bu iki program birlikte değerlendirildiğinde; bilimin ve teknolojinin barış, huzur ve insanlık için kullanılmasının ne denli önemli olduğu açıkça görülmektedir. Çünkü bilim ve teknoloji ancak insanlığa hizmet ettiği ölçüde anlam kazanır. Bugün dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu değerler barış, adalet ve merhamettir. Bu değerlerin en güçlü temsilcileri ise çocuklarımız ve gençlerimiz olacaktır.”
KUTU
Her şeye rağmen barışı ve kardeşliği savunmaya devam edeceğiz
M. Tevfik Göksu (Esenler Belediye Başkanı): “Bugün burada, barışın simgesi olan ekmeği; çocuklarımızın en saf ve en masum duygularıyla yoğurarak dünyaya güçlü bir mesaj vermek için bir aradayız. Bugüne kadar 93 ülkeden bin 500 çocuğu Esenler’de ağırladık. 23 Nisan gibi anlamlı bir günde, çocuklara armağan edilen bu özel bayramın ruhunu; barış, huzur ve kardeşlik duygularıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Yeryüzünde yaşanan tüm acılara rağmen bizler; barışı, huzuru ve kardeşliği savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü bizim medeniyetimiz barış ve merhamet üzerine inşa edilmiştir. Bu anlayışla, çocuklarımızın sesiyle dünyaya barış çağrısı yapmayı sürdüreceğiz. 16 yıldır devam eden bu organizasyon, farklı ülkelerden gelen çocukları bir araya getirerek barışın ortak dili olmayı hedeflemektedir. Bu süreçte katkı sunan tüm kurumlara ve paydaşlara teşekkür ediyorum. Bu anlamlı etkinliğin hayırlara vesile olmasını diliyor, yeryüzüne barış ve huzur getirmesini temenni ediyorum.”
Yorum Yaz