Kanto: Özgürlük ve vicdan arasında

SİNEMA

Yönetmen Ensar Altay’ın ilk uzun metraj kurmaca filmi Kanto, aile bağları ile bireysellik arasındaki dengede toplumsal sorunlara büyüteç tutuyor. Film, yıllarını ailesine adayan bir kadının düzenli bir işe başlayacağı dönemde kayınvalidesinin gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasıyla gelişen olayları konu alıyor.

Yönetmen Ensar Altay’ın ilk uzun metrajlı kurmaca filmi Kanto, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle ve TRT Sinema ortak yapımı olarak izleyiciyle buluştu.

Kadrosunda Didem İnselel, Sinan Albayrak, Yıldız Kültür, Ece Bağcı ve Züleyha Yıldız’ın yer aldığı filmin görüntü yönetmenliğini Kürşat Üresin, yapımcılığını ise Süleyman Civliz ile Ensar Altay üstleniyor.

Filmde hayatını uzun yıllar ailesine adayarak geçiren Sude’nin hikâyesinden yola çıkılarak aile bağları, bireysel özgürlük, nesiller arası çatışma gibi toplumsal meselelere ışık tutuluyor.

Film, İlyas’ın (Sinan Albayrak) annesi Saliha’yı (Yıldız Kültür) ziyaret etmesiyle başlıyor. Saliha, uzun zamandır haber alamadıkları komşusu Kazım’ı merak edip ulaşamadığı için oğlu İlyas ile birlikte Kazım’ın evine gider. Burada komşularının artık çürümeye başlamış cesedi ile karşılaşırlar. Bu durum karşısında bayılan ve hastaneye kaldırılan Saliha’ya demans teşhisi konulur ve doktor tarafından oğlu İlyas’a düzenli olarak bakıma ihtiyaç olduğu söylenir. 

Filmin hikâyesi de bu noktadan itibaren başlamış olur. Yönetmen Ensar Altay’ın daha önce çektiği ve Japonya’daki yalnız ölümleri konu alan Kodokushi belgeselinin de açılış sahnesiyle birlikte filme ilham verdiği anlaşılıyor. Tıpkı o belgeseldeki gibi Kazım da yalnız bir şekilde ölmüş, artık çürümeye başlayan cesedi günler sonra fark edilmişti.

İlyas’ın eşi Sude (Didem İnselel) ise hayatını adadığı ailesinde artık kızları Elif (Ece Bağcı) ve Zeynep’in (Züleyha Yıldız) de büyümesiyle iş hayatına geri dönmenin planlarını yapmaktadır. Sude’nin tüm bu planları, kayınvalidesi Saliha’nın eve gelmesi ve bakıma muhtaç olması sebebiyle bozulur. Üstelik geçmişe dayanan anlaşmazlıkları da bu ilişkinin zorluklarını gün yüzüne çıkarır. 

Saliha’yı evde istemeyen Sude’ye karşılık İlyas’ın “Ne yapalım sokağa mı atalım?” cümlesi de filmin değinmek istediği meselelere önemli bir atıf yapar. Çünkü Kanto filmi, modern yaşam biçimiyle birlikte insanların neden birlikte mutlu olamadıklarına da değiniyor.

Geçmişle yüzleşme

Ailede yaşanan gerilimli süreç, Saliha’nın gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasıyla başka bir boyuta taşınır. Demans teşhisi konulduktan sonra annesi konusunda son derece hassas olan İlyas, Saliha’nın kaybolmasını büyük bir soğukkanlılıkla karşılar. İlyas’a göre annesi bir şekilde eve dönecektir. Sude ise bu durumdan çok etkilenir ve Saliha’nın kaybolmasından kendini sorumlu tutar. Yaşadıkları bütün olumsuzlukları bir kenara bırakarak kendini Saliha’yı bulmaya adar. Onun için mesele bireysel özgürlük alanından çıkmış, bireysel fedakârlığa evrilmiştir. 

Saliha’nın kaybolduğu süreçte geçmişe gömülü sırlar da ortaya çıkar. İlyas’ın annesi ile geçmişte yaşadığı sıkıntılarla yüzleşmek durumunda kalır. Saliha’nın ortadan kaybolması ona çocukluğunda yaşadığı anne yokluğunu hatırlatır. Belki de bu sebeple annesinin kaybolması onu rahatsız etmez ve rahat bir tavır takınmasını sağlar. 

Sude ise suçluluk duygusunun getirdiği ağır yükle sorumluluğu tek başına üstlenir. Onun için bu kayıp aynı zamanda eşinin travmalarıyla da yüzleşmek anlamına geliyor. İlyas’a dair bu bilinmezlerin ortaya çıkması Sude’nin iç dünyasının değişimini tetikliyor.

Ödüllerin sahibi oldu

27. Şanghay Uluslararası Film Festivali dünya prömiyerini gerçekleştiren film, öncesinde, Saraybosna Film Festivali kapsamında “Cinelink Work in Progress” bölümünde “Cinelink Impact Ödülü”ne de layık görüldü.

Yine aynı zamanda Antalya'da düzenlenen Uluslararası Altın Portakal Film Festivali'inde "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülü Kanto filminden Yıldız Kültür'e takdim edilirken, 13. Boğaziçi Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu" ödülü filmdeki performansıyla Didem İnselel'in oldu.

Kanto ,6. Esenler Film Festivali kapsamında Yakın Plan Türkiye seçkisi içerisinde hem Esenler’de hem de Taksim’de sinemaseverlerle buluşacak.

Yorum Yaz