Biraz polisiye biraz aile biraz aşk

19 dakikada okunur

Dijital Ekran’da ne var derseniz? El cevap; Netflix yapımları son dönemin popüler dizisi “Zeytin Ağacı” ve aşkın müzikle anlatılan hali “Gönül”, Disney Plus’ta yayınlanan “Only Murders in the Building”.

İzlemek hayatımızın temel eylemlerinden biri oldu. Televizyon izlemekle başlayan süreç şimdi dijital platformlarda bir şeyler izlemek, Instagram’da reels videoları izlemek şeklinde devam ediyor. Dijital Ekran köşesinin ilgilendiği dijital platformların izleme eylemi üzerindeki etkisinin çerçevesi ise her geçen gün genişliyor. Kendini aşıyor. Turizmi, modayı, sosyal medyayı şekillendirir hale geliyor. Netflix’in platformlar arasında en çok etkiye sahip olan olduğunu söylemeye gerek yok. En son örnek ise “Zeytin Ağacı” dizisi oldu. Ayvalık, Cunda ve Küçükköy’de çekilen dizi hem konusuyla hem de mekânlarıyla bir popülerlik yakaladı. Yakalanan popülerlik Ayvalık-Cunda esnafını da şaşırttığını kendilerinden duydum. İzleme eyleminin büyüsü sinemayla taçlanır. Diziler, belgeseller ise farklı bir boyuta ulaştırır. Platformların kendi içindeki çeşitliliği hem tüketilen içerik hem de etkileyen içerik tarzında iki durum ortaya koyuyor. “Zeytin Ağacı”nda aile dizimi kavramı ele alınıyor. Aileden gelen travmaların bugüne nasıl yansıdığını çeşitli örneklerle en temel şekilde anlatıyor. “Masumlar Apartmanı”, “Kırmızı Oda” dizileriyle televizyonda gündeme gelen terapi dünyasının başka bir versiyonu da dijital platformlara taşınmış oluyor. Terapi dünyası denilince birkaç gündür gündeme gelen “Psikolog başörtülü olmaz” açıklamasının içerisinde barındırdığı ön yargıyı da söylemek gerek. Yapılan açıklamanın mantıksızlığı, tutarsızlığı üzerine çokça konuşulabilir. Ama Berkun Oya’nın “Bir Başkadır” dizisinde beyaz türk bir psikoloğun kendi içinde barındırdığı ön yargıları ortaya koyduğu terapi sahnesi bütün diğer cümlelerin yanında daha anlamlı olur. İzlemenin ve izlediğimiz şeylerin çerçevesinin ne kadar önemli olduğunu gün yüzüne çıkarır. Sosyal ve toplumsal meselelere dair sözümüzü söylediysek yazımızın başrollerine geçelim.

Netflix matematiği yine işliyor
Bir babanın kaybı, anneniz ve anneanneniz arasındaki çatışmanın sizin hayatınıza etkisi nedir? Bir sürü soru vardır belki hayatımızın bir yerinde karşımıza çıkan ve bugünü etkileyen. Tuba Büyüküstün, Seda Bakan, Boncuk Yılmaz, Fırat Tanış ve Murat Boz’un başrollerinde yer aldığı “Zeytin Ağacı” bizi bu sorulara ve cevaplarına dair bir yöntem olan “aile dizimi” terapisine götürüyor. Netflix’te yayınlanan dizi ilk anda itibaren kendisinden bahsettirdi. Bazıları konusunu bazıları ise Tuba Büyüküstün’ün zayıf oyunculuğunu konuştu. Biz ise diziyi kurduğu dünyayı ele alacağız. Ne anlatmak istediğinin gayet farkında olan bir dizi ile karşı karşıyayız. Netflix matematiğini konuşturmuş da diyebiliriz. Seçilen konu ve mekanlarla yazın konuşulacak dizisi olmaya adayım mottosu seziliyor. Seçilen oyuncularda aslında ona işaret. Sevgi (Boncuk Yılmaz) kanser hastasıdır. Ada (Tuba Büyüküstün) ve Leyla (Seda Bakan) en yakın arkadaşlarıdır. İyileşmek için Sevgi, Ayvalık’ta Zaman Bey’in (Fırat Tanış) terapilerine katılmaya karar verir. Doktor Ada bu karara karşı çıksa da Sevgi’yi desteklemek zorunda kalır. Sevgi’nin kendi için şifa arayışı Leyla ve Ada’nın hayatındaki çalkantılarla Ayvalık ve Zaman Bey’in terapileri onların iyileşme yolculuğunun yeri oluyor. Materyalist bakış açısına sahip Ada’nın bir ameliyatta eli titrer ve nedenini açıklayamaz. Zaman Bey ise açıklamanın geçmişinde saklı olduğunu dile getirir. Geçmiş bir kara kutudur ve kara kutunun içinde çıkanlar bir yüzleşme ve kabulleniş gerektirir. Sekiz bölümlük dizi boyunca Sevgi’nin, Ada’nın ve Leyla’nın hayatlarındaki dönemeçlerle onların şifalanmasının bir kısmı anlatılıyor. Sezon finaliyle de yeni sezonlara göz kırpıyor. Dizinin beni ekstra etkilediği bir nokta olduğunu söyleyemem. Ama bu tarz mevzularla yeni tanışan ya da meraklı olan insanlar için merak uyandırıcı bir tarafının olması da şaşırtıcı değil.

Uslanmaz “Gönül”
“Uslan artık deli gönül / Bak gelip geçiyor ömür” der şarkıda. BKM yapımı “Gönül” ise uslanmaz gönül diyor. Biraz “Vizontele” biraz “Çingeneler Zamanı” filmlerinin esintilerinin yer aldığı film, Erkan Kolçak Köstendil ve Hazar Ergüçlü’nün oyunculuğuyla kendine bağlıyor. Filmde müzik başrolde. Sümbül (Hazar Ergüçlü) düğün günü sonrasında evlendiği kişi tarafından baba tarafına geri gönderilir. Piroz (Erkan Kolçak Köstendil) düğüne zurna çalmaya gelir ve Sümbül’e vurulur. Piroz ve ailesi göçebedir. Sümbül ise Seymen Ağa’nın kızıdır. Piroz Sümbül’ü kaçırır ve evlenir. Anlattığımız kısmıyla klasik, bilinen bir hikâyedir. Hikâyenin farklı olan noktası ise tercih edilen müziklerdir. Kurgusal anlamda sarkan, arka planı tamamlanmayan noktalar vardır. Piroz’un babası Mirze’nin (Bülent Emin Yarar) ilk aşkı Dilo’ya olan özlemi, Piroz’un abilerinin eşlerine olan aşkları ve Piroz’un Sümbül’e olan aşkı müzikle birleşince film sarkan yerlere rağmen alıp götürmeyi başarıyor. En son sahnede Hazar Ergüçlü’nün söylediği kürtçe şarkı ise sonu taçlandırmış. Kendi insanımızın çeşitliliğini, farklılığını yerel hikâyelerle anlatmak en doğru seçim.

Eğlenceli polisiye zamanı

Polisiye dizilerinin yeri ben de hep bir ayrı. Her çeşit polisiye diziyi izleyebilme potansiyelim var. Radarıma en son takılan dizi “Only Murders in the Building” oldu. Disney Plus’da yer alan dizinin yayınlanmış iki sezonu bulunuyor. Üçüncü sezonunda geleceği duyuruldu. “Only Murders in the Building”, suçla ilgili bir takıntıyı paylaşan ve kendilerini bir anda bir suçun içinde bulan Mabel (Selena Gomez), Charles (Steve Martin) ve Oliver’ın (Martin Short) hikâyesini konu ediyor. Aynı apartmanda yaşayan üç yabancı, apartmanlarında korkunç bir ölüm meydana geldiğinde bunun bir cinayet olabileceğinden şüphelenir. Gerçeği ortaya çıkarmaya karar veren üçlü, araştırma yapmaya başlar ve bunu belgelemek için bir podcast kaydeder. Üç yabancı olayı araştırırken, binanın yıllar öncesine uzanan karmaşık sırlarını ortaya çıkarırlar. Hem podcast ile ünlenirlerken hem de kendi hayatlarının karmaşasına dalarlar. Komplike bir suç, gizem dünyası olmayan dizi yer yer klişeleşmiş polisiye dizi numaralarıyla da dalga geçiyor. Aynı zamanda ünlü müzisyen Sting ilk sezonun, ünlü komedyen Amy Schumer’da ikinci sezonda konuk oyuncu olarak yer alıyor.

Dijital platformlarda ne var ne yok ?

 

NETFLİX 

Aşıklar Bayramı
1Kemal Varol’un aynı adlı romanından uyarlanan “Aşıklar Bayramı” filminin başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ ve Settar Tanrıöğen yer alıyor. Yönetmen koltuğunda Özcan Alper’in oturduğu film, baba ve oğul bir yandan geçmişleriyle diğer yandan gelecekleriyle olan sorunlarını çözmeye çalışmasını anlatıyor. Yayın tarihini not almak isterseniz 2 Eylül.

Yaparsın Şekerim
Usta tiyatro oyuncusu Haldun Dormen’in yaşam yolculuğunun anlatıldığı “Yaparsın Şekerim” belgeseli 26 Ağustos’ta Netflix kütüphanesine eklenecek. Belgeselde Dormen’in heyecanını, tiyatro aşkını, kişiliğini eski eşi Betül Mardin, Demet Evgar, İzzet Günay, Erol Evgin, Nevra Serezli ve birçok isim anlatıyor.

Satranç
Sinemalarda yakalayamadıysanız Stefan Zweig’in çok konuşulan eserinden uyarlanan “Satranç” Netflix kütüphanesinde sizleri bekliyor. Film, hapishanede gördüğü psikolojik işkenceye dayanmak için satranca sığınan bir adamın hikayesini konu ediyor. Başrolde “Dark” dizisinden tanıdığımız Oliver Masucci yer alıyor.

 

EXXEN

Ölüm Zamanı
Dört arkadaş birlikte kamp yapmak için yola çıkarlar. Yol boyunca, onları karavanlı birinin takip ettiğini fark edip huzursuz olurlar ama aldırmazlar; ta ki içlerinden biri sabah üstü başı kan içinde uyanana dek… Komiser Cevat’ın işin içine girmesiyle, işler daha da karışık bir hal almaya başlar. Polisiye türündeki dizinin kadrosunda Ahmet Mümtaz Taylan, Mert Yazıcıoğlu ve Nilsu Berfin Aktaş yer alıyor.

Yazgı
Sekiz farklı kişi sekiz farklı hayat. Her hayat hikâyesi kendine has ve zorlu bir mücadeleyi anlatıyor. İstanbul, Sakarya, İzmir sokakları ise belgeselde hikâyesi anlatılanların mekanlarından bazıları. “Yazgı” belgeselinde Turgay, Orhan, Emine, Medar, Halil-Bilal ve Necdet Kökeş’in hikâyeleri sizleri bekliyor.

Adım Başı Kafe
EXXEN’de ya belgesel ya dizi içerikleri yer alıyor. O zaman biz de son önerimizi komedi dizisi “Adım Başı Kafe” ile yapalım. Üç hayalperest beyaz yakalı arkadaş küçük bir sermaye ile kafe açmaya karar verirler. Fakat bu serüven bekledikleri gibi gitmeyecektir; çünkü hiçbirinin kafe işletmekle ilgili en ufak bir deneyimi yoktur ve bu iş tahmin ettiklerinden biraz daha zor olacaktır. Başrollerde Zeynep Çamçı, Emrah Kaman, Burak Serdar Şanal ve Şenay Gürler yer alıyor.

 

  GAİN

Metot
Uzun yıllar kapalı gişe oynayan “Metot” adlı tiyatro oyunun dizisi Gain’de yer alıyor. Yönetmenliğini Serkan Keskin’in yaptığı dizi dört adayın bir iş görüşmesi için verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Verilen bu mücadelede hangi karanlık yollardan geçecekleri ise meçhuldür. Gain’in orjinal yapımlarından olan dizide Keskin’e, Şebnem Hassanisoughi, Mustafa Kırantepe ve Sarp Aydınoğlu eşlik ediyor.

İstanbul Apartmanları
İstanbul’da apartmanlar üzerinden bir yolculuğa çıkmak ister misiniz? Tarihin sokaklarında yaşayan apartmanlar üzerinden gitmek kadar büyülü bir yolculuk olur mu? “İstanbul Apartmanları” aradığınız belgesel. Bu belgesel sizi 1870 Beyoğlu yangınında yanan ahşap binaların yerine Avrupa’dan ithal bir konut tarzı olarak yapılan apartmanların yapım sürecini, hikayelerini, kimlerin yaşadığını ve günümüze kadar uzanan hikayelerine götürecek.

Kamyon
Yerli ve yabancı kısa filmler Gain kütüphanesinde yer alıyor. Dijital platformların kütüphanelerine kısa filmlerin daha çok insana ulaşmaları için bir fırsat oluyor. “Kamyon”un başrolünde Tansu Biçer yer yer alıyor. Yolun ortasında kalan bir kamyon ve yerel halka dert anlatma çabası içinde bir şöför. Gerisi ise yanlış anlaşılmalar silsilesi.

AMAZON PRİME VİDEO

Dilberay
Amazon Prime yerli yapımları kütüphanesine eklemeye devam ediyor. “Dayı” filminden sonra “Dilberay”da kütüphaneye eklendi. Şarkıcı Dilberay’ın hayat hikâyesinin anlatıldığı film acıklı biyografi filmlerini sevenlere hitap ediyor. Başrolde Büşra Pekin yer alıyor.

Pink: Hayattan Öğrendiklerim
Ünlü şarkıcı Pink’in turnelerinden kesitlerin yer aldığı belgeselde onun sanatçı olarak disiplini ve eş, anne olarak ise kurmaya çalıştığı denge anlatılıyor. Pink’i daha önce dinlememiş ya da duymamış olabilirsiniz. Ama anlatılan azmin ve çalışkanlığın hikâyesi size bir yerden tanıdık gelecektir.

Yüzüklerin Efendisi : Güç Yüzükleri
Kültleşmiş seri Yüzüklerin Efendisi’nin öncesinin anlatılacağı dizinin ilk bölümü 2 Eylül’de Amazon Prime’da yayınlanacak. Fragmanıyla bile çok konuşulan dizinin yeni bir kült olup olmayacağı merak konusu. Dizi “Yüzüklerin Efendisi” serisinin ilk kitabından ve “Hobbit”ten binlerce yıl önce geçiyor.

Önceki Yazı

Kısırımız yok müziğimiz var

Sonraki Yazı

Standartlaşan müziğe ego ile enstrümantel dokunuş

Son Yazılar

Alyoşa’dan aşk ile selam

Sanat ajandası, sanat dolu bir sayfa ile karşınızda. Bu sayımızda sanatçı Aliye Berger’in hikayesini anlatacağız. Aliye