İyilik ve sanat Üsküdar’da buluştu

//
9 dakikada okunur

Deprem arkasında büyük yıkımlar, unutulmaz acılar bıraktı. Yaralarımızı sarmak için herkes yardım seferberliğinde bulundu. Onlardan bir tanesi de 24-26 Şubat tarihleri arasında Üsküdar Muamma Kahve’de gerçekleşen “İyilikte Deprem Bölgesi İçin Buluşuyoruz” kermesi oldu.

Kahramanmaraş merkezli depremin ardından ulusal ve uluslararası olmak üzere bir yardım seferberliği başladı. Deprem bölgesine devletin ilgili ve çeşitli kademeleri, sivil toplum kuruluşları, gruplar halinde ve bireysel olarak birçok ayni ve nakdi yardım gönderdi. Depremin yarattığı yıkımdan dolayı maddi olarak depremzedelere yardımcı olabilmek adına yardım kampanyaları da düzenlendi. Bu kampanyalardan biri de “İyilikte Deprem Bölgesi İçin Buluşuyoruz” kermesi oldu. 24-25-26 Şubat tarihlerinde Üsküdar’da gerçekleşen kermes, 100’ü aşkın destekçiyi bir araya getirdi.

Üç gün süren kermesin organizatörleri Ayşe Sevim (Netyazı Atölye), Billur Tirgil (Tabi Tasarım), Ayşe Şahinboy Doğan (Kulis Tiyatro Dergisi) ve İyilikhane Çocuk Derneği’ydi. Üsküdar Muamma Kahve’de gerçekleşen ve tüm geliri deprem bölgesine bağışlanacağı belirtilen “İyilikte Deprem Bölgesi İçin Buluşuyoruz” kermesinin içerisinde tasarım ürünlerden, el yapımı çeyizliklere, çeşitli yemeklerden, kitaplara kadar birçok şey yer aldı. Kermesin heyecanlandıran en önemli detayı ise kültür sanat alanında düzenlenen atölyeleriydi. O atölyelerden bazıları;  İstanbul Sinema Evi, Z-Gelişim Atölyeleri, Netyazı Atölye, Kulis Tiyatro Dergisi ve Tiyatro Ankebut tarafında düzenlenen atölyelerdi. Basın sponsoru olarak yer aldığımız kermes kapsamında düzenlenen atölyelerden birkaçını sizler için takip ettik.

 

 

İnsanın depremi: Toplumsal ön yargılar 

Tiyatro Ankebut’un kurucusu ve aynı zamanda da oyuncu olan Nurdan Albamya’nın eşliğinde “Dramayla Önyargılardan Kurtulmak” atölyesi gerçekleşti. Katılımcılara “Yargılarınızın yanlış olduğunu ve yargıladığınız kişinin masum olduğunu anladığınız o an depremler olmuyor mu beyninizde?” sorgulamalarını yaptıran Albamya, toplumsal önyargıları anlamaya ve kırmaya drama yöntemiyle yaklaştı. Atölyede önyargılı olanı ve önyargılı olunanı rol oynama tekniğiyle hissetmemize sağlayan uygulamalar yaptırıldı. Nurdan Albamya, atölyeyle katılımcıların özel, mesleki ve toplumsal hayatlarında önyargılı durumlara karşı farkındalık kazanma, farklı açılardan düşünüp anlayabilme, çözüm üretme süreçlerine katkı sağlayacağını düşündüğünü ifade etti.

İletişimde unutulmadı

İletişim uzmanı Tuğba Akbey İnan tarafından “İletişim Kasını Geliştirmek” atölyesi verildi. Kadınların yoğun bir katılım sağladığı atölyede  İnan, iletişimin tanımı üzerine konuştuktan sonra kitap okumanın önemine oldukça önem verdiğini ve iletişim için önemli bir unsur olduğunu belirtti. Atölyede duygu kasları üzerine yoğunlaşan İnan, kas çeşitlerine ve yöntemleri üzerinde de durdu.

Ebeveynler çocuklarının mizacını keşfediyor

Atölyeler içerisinde geleceğimizin küçük mirasçıları, çocuklar da unutulmadı. Ebeveyn ve çocuk ilişkisini daha sağlıklı bir diyalog haline dönüştürecek “Çocuğunun Mizacını Keşfet” atölyesi düzenlendi. Özgü Gürel tarafından verilen atölyeye ebeveynler yoğun ilgi gösterdi. Özellikle annelerin katılım sağladığı atölyede not tutan annelerin çocukları ile ilgili heyecanla Özgü Gürel ile birebir diyalog kurarak soru sormaları dikkat çekiciydi. Çocuklarımıza nasıl bir açıdan bakılması gerektiğine değinen Gürel, konuyu üslup kuramı ve alt tipler üzerinden anlattı.

Atölyelerde çocuklarda unutulmadı

Çocukların genişçe yer verilen atölyelerde çocuk ve namaz ilişkisi unutulmayarak  “Kudüs Namaz Çocuk” atölyesi gerçekleşti. Yazar Jenny Molendyk Divleli tarafından verilen atölyeyi minikler doldurdu. Atölyede Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) Kudüs yolculuğu ve namazın Müslümanlara hediye edilme süreci anlatıldı. Namazın Mekke ve Medine süreci anlatılırken çocukların heyecanı görülmeye değerdi. Atölye, çocuklarla soru-cevap ve Divleli’nin anlatımlarıyla ilerledi.

İyilik ve sanat bir arada

Böyle güzel ve heyecan veren atölyeler arasında tiyatro olmasaydı eksik olurdu. Çünkü insan öğrendiklerini keşfettiği kadar kendini de keşfedebilmeli.  Bu kadar rengarenk eğitim atölyeleri arasında tiyatro eğitmeni Ayşe Şahinboy Doğan eşliğinde gerçekleşen “Tiyatroyla Kendini Keşfet” kendimizi keşfetmek adına güzel bir başlangıç oldu. Yardım projenin organizatörlerinin olan Doğan, deprem felaketinin tüm Türkiye’yi derinden sarstığını ve  deprem bölgesine yardım edebilmek adına üç arkadaş olarak kermes fikrinin ortaya çıktığını söyledi. Kermes fikri üzerine destekçiler ve gönüllerle projenin büyüdüğüne değinen Doğan; eğitici, eğlenceli atölyelerin de proje içerisine dahil edildiğini ifade etti. Deprem bölgesindeki insanların büyük travmalar yaşadığını söyleyen Doğan, özellikle oradaki çocukların morale ve psikolojik desteğe olduğunu işaret ederek karavanlarda verilen tiyatro gösterimlerine dikkat çekti. Deprem bölgesindeki insanların maddi ve manevi desteğe ihtiyacı olduğunu ifade eden Doğan “İyilik buluşturur, sanat birleştirir” dedi.

Üç günlük iyilik maratonu sona erdi

“İyilikte Buluşuyoruz” kermesi  üç gün boyunca  dikiş, tasarım, oyunculuk, Karagöz ve Hacivat, suluboya, masal okuma ve nakış bronş atölyesine kadar ismini  zikret edemeyeceğimiz birçok atölyeyle gerçekleşti. Yedisinden yetmişine hitap eden atölyelerde insanlar hem öğrendiler hem de kaliteli vakit geçirdiler. Tabi bunlar olurken bir yandan da deprem bölgesi için yardımda bulundular ve kardeşlikte buluştular. Eğitici ve her yaş grubunu dahil eden yardım kampanyasını düzenleyen ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

 

Önceki Yazı

Yaralarımızı müzikle sarıyoruz

Sonraki Yazı

Bin yılın sarsıntısı

Son Yazılar

Şehir, mimari ve sanat

Hepimizin ortak derdi olan hususlarla ilgili birkaç soru soralım; Mimarlık eğitimi ülkemizde bu kadar geliştiği halde