Çocuk edebiyatının kanonu var mı? II

Bu yazı dizisinin ilkinde, nicelik bakımından devamlı büyüyen bir ivmeye sahip çocuk yazınının, aynı büyümeyi niteliksel olarak gösterip gösteremediğini sorgulamış ve buna sebep olan birkaç olgudan söz etmiştim. Bunlar değişebilir, arttırılabilir, kabul

Çocuk edebiyatının kanonu var mı? Ⅰ

Geçtiğimiz ay katıldığım söyleşide bir hanımefendi, “Ne kadar çok çocuk kitabı var, önceden bu kadar çok seçeneğimiz yoktu,” diye dile getirmişti çocuk yayıncılığının gelişiminden duyduğu memnuniyeti. Sahiden de çocuk edebiyatında yadsınamaz oranda

Neyli pastasın?

Toplumun yüklediği bir dizi rol ve kabul, geleneksel formlar, statülerin insanı dönüştürdüğü kalıplar; anne baba olduktan sonraki kişinin öncekiyle aynı olmaması, kadın olmanın, çocuk olmanın, birinin eşi olmanın nihayetindeki sen. Nasıl bir

Kendime bir yer

Bugün 102. Gün. Seyircisi olduğumuz katliamın  yüz altıncı günü. Filistinli çocuklar, ellerinde tuttuğu şekerlerle, çikolata paketleriyle ölüyorlar. Her gün. Yalnızca izliyoruz bunları. İçi yaralılarla dolu hastaneleri bombalanıyor, evleri başlarına yıkılıyor, ölüm günün

Yorum mu aşırı yorum mu?

Bir disiplin olarak edebiyat incelemesinde ya da salt okurlukta, metinle olan ilişkimizin ve metne dayalı çıkarımlarımızın sınırı ne olmalıdır? Metni kendi amaçlarımız doğrultusunda mı kullanacağız, görünürde olmayan fakat satır aralarına gizlendiği düşünülen