Halk edebiyatı hakkında birkaç söz

 Ziya Paşa “Şiir ve İnşa” başlığını taşıyan meşhur makalesinde bizim gerçek edebiyatımızın halkın ortaya koyduğu ürünler olduğunu belirtir ve dikkatleri bu ürünler üzerine çeker. Ziya Paşa’dan sonra Rıza Tevfik Bölükbaşı, Ziya Gökalp

PEYAMİ SAFA VE MATMAZEL NORALİYA’NIN KOLTUĞU

Peyami Safa’nın ilk defa 1949 senesinde yayımlanan romanı Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, Nebioğlu, İnkılâp, Alkım yayınları tarafından muhtelif zamanlarda neşredilmiş, son baskısı Ötüken yayınları tarafından yapılmış. Romanın müellifi Peyami Safa, romanlarının yanı sıra,

Kayıplardan Bir Dünya: Teyzeler ve Maymunlar

Meksikalı yazar, tarihçi ve sanat eleştirmeni Avelina Lesper, Çağdaş Sanatın Sahtekârlığı adlı kitabında sanatın geldiği nokta ve sanatçılar hakkında sert çıkışlarda bulunur. Günümüzde sanatçıların çoğunun gözden çıkarılabilir durumda olduğundan, eserlerinin yerine başka

Kentin canlı gölgeleri: Hayatında Değil Yerin

Küreselleşmiş bir dünyada aynı zincir mağazaları kullanan, aynı sosyal medyalarda dolaşan, aynı şeyleri giyen, yiyen, içen, izleyen kentliler olsak da hâlâ bu ortak yaşantımızın layıkıyla yazıldığını düşünmüyorum. Hikâye ya da öykü deyince

Zarif şair: Cahit Zarifoğlu

Yedi Güzel Adam’dan yitirdiğimiz ilk güzel adam Cahit Zarifoğlu, “Sultan” şiirinde şöyle söylüyor: “Seçkin bir kimse değilim / İsmimin baş harfleri acz tutuyor / Bağışlamanı dilerim”. Yaşım gereği kendisi ile tanışma, hasbihal