Kutuplarda Demli Karadeniz Çayı ve Ayın Arka Yüzünde Türk Kahvesi 1

5 dakikada okunur

Oyuk Dünya
Bir ara ulaşılmaz, soğuk, işe yaramaz ve uzak bir yer gibi görünen kutuplar zamanımızda giderek büyük bir önem kazandı. Kutuplar bahsi açıldığında akla gelen çok konu var. Inferno, Agartha Uygarlığı, Şambala, gizemli âlemlere açılan kapılar, yeraltı mağaraları, UFO’lar, Naziler’in ‘Oyuk Dünya’ araştırmaları, bakir enerji kaynakları, ekonomik ulaşım ve yepyeni ticaret yolları.
Naziler 1930 ve 40’larda Oyuk Dünya’ya inanıyordu. Bu nedenle kutuplara seferler düzenlemiş, oralarda ölçümler ve kazılar yapmıştı. Bir inanışa göre dünyanın içi bize anlatılanların aksine boştu. Birbirlerine tünellerle bağlı birçok kent ve hatta ırklar mevcuttu. Bu medeniyetlerden biri Agartha’ydı. Battığı rivayet edilen Mu ve Atlantis medeniyetlerinden göçen bilim insanları tarafından kurulmuştu. Başkenti Şambala adlı bir şehirdi. Ayrıca bu üstün medeniyet kalıntısının dünyamızın sadece kabuk bölgesinde mesken tutmuş olması da muhtemel görülüyordu. O dev ve yekpare kayaları oyabilecek teknoloji de az buz bir şey değildi.
Bugün dahi bütün dünyayı saran mağaralar sistemine sıcak bakanların sayısı bayağı çoktur. Anadolu bu bakımdan da zengin bir yapıya sahiptir. Kapadokya bölgesi, Nevşehir’in Kaymaklı ve Derinkuyu kasabalarının altındaki yeraltı kentleri ilk aklıma gelenler.
Ataların Kutsal Mağaraları
Dünya ölçeğinde birbiriyle bağlantılı, dev bir mağaralar ve yeraltı şehirleri sistemi öngörülüyor. Bu mağaraların önemli bir bölümü Sibirya’da ve Türklerin ağırlıklı olarak yaşadığı Orta Asya’da görülmektedir. Kimi yazarlara göre, Göktürk, Uygur ve Hun masallarındaki, ‘Ataların kutsal mağaraları’ ve bir mağaradan geçilerek ulaşılan ‘Gizli Ülke’ inanışında Agartha’nın simgeleri de bulunmaktadır. Tibetliler bu yeraltındaki mağaralarda gizlenen bilge kimselerin bir gün yeryüzüne çıkarak etrafı güllük gülistanlık yapacağına inanıyor. Bugün bile yeraltından gelecek ihya ve hidayeti bekleyenlerin sayısı hiç de az değildir. Kur’an’daki Yedi uyurlar ve Yecüc Mecüc bahisleri bu beklentileri destekler gibidir.
Agartha’nın yeryüzüne açılan kapılarının sayısı söylencelerde farklı. Birle yedi arasında değişiyor. Bu kapıların adresi söz konusu olduğunda listenin başında Kuzey Kutbu’nu görüyoruz. Bu kapılara henüz ulaşılamamış durumda. Yüksek teknolojiye sahip ülkeler bu eşsiz yerleri bulabilmek için bütün güçleriyle çabalamakta. Bu konuda Ruslar önde gibi görünüyor.
Derin Bir Adım
Mir 1 adlı mini denizaltı on dört yıl önce Kuzey Kutbu’nun dört bin metre derinliğindeki tabanına titanyumdan yapılmış Rus bayrağını dikti. Ruslar ‘insanlığın tarihinde ilk kez Kuzey Kutbu’nun altındaki deniz tabanına ulaştığını ve bunun Ay’a ilk kez insan indirmek derecesinde önemli olduğunu belirtti. İnsanlık için büyük bir adımdı yani.

Önceki Yazı

“En Büyük Tutkum Sanatla Mest Olmak”

Sonraki Yazı

Berlin Film Festivali’nin ‘Yaz Özel’ bölümünde 126 Film

Son Yazılar

Suveydâ Vizyonda

Usta yönetmen, senarist ve yapımcı Mesut Uçakan'ın yeni filmi "Suveydâ" izleyicisi ile buluştu.